60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

19 Ocak 2015 Pazartesi

Cumhuriyet Gazetesini Kınıyorum Çünkü !

Doğan Kuban, 16 Ocak 2015 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde "Köpekler Yasa Dinlemez" adında bir yazı kaleme aldı. Yazının tamamını okumak isteyenler yukarıdaki resme tıklayabilirler. Satırbaşları ise şöyle;

"Artık ayıbı aşan bir kent suçu işliyoruz: İstanbul'u köpek cenneti yaptık."

"Kentin nüfusu ile birlikte köpek nüfusu sadece artmakla kalmadı. Köpekler çeteleşti. Korudukları alanlar var. İnsanlardan öğrenmiş olmalılar."

"Köpek çeteleriyle işbirliği yapan genç yankesiciler var. Onlar köpeklerden korkmuyorlar, olasılıkla onları besliyorlar. Bu hızlı gençler yalnız başına geçen kadınlara takılıp çanyalarını çalmaya çalışıyorlar. Mnce köpekler gelen geçene korku salıyor."

"Türkiye'deki gibi kulakları işaretli özgür köpekler görmedim. Biz insanlara özgürlük veriyoruz derken, köpeklere öncelik tanıdık anlaşılan. İnsan hakkından ve hukukundan çokça söz edilen şu günlerde, hukukçularımız köpeklerden fazla söz etmediklerine göre, köpeklerin yasal hakları korunuyor."

"Bu özgür köpekler bizi ileri bir uygarlık aşamasına mı ulaştırıyor? İşte köpeklere insanlardan daha fazla hak sağladık."

"Biz özgürlüğe insandan önce köpekle mi başlıyoruz. İnsanlara haksızlık yapılıyor."

"Viyana kaldırımlarında köpek sürüleri uyumuyor."

 "Hayvanlara insanı rahatsız etme, hatta tehlikeye sokma özgürlüğünün uygarlıkla ilgisi yok ! Kontrolsüzlüğün tehlike sınırlarına gelmesine işaret ediyor..Şimdi bir de hayvanla insanı birlikte yaşatan utanç verici bir uygulama ortaya çıktı."

"Türkiye'de hatrı sayılır bir terör var.. Silah terörü, kadın terörü, trafik terörü, köpek terörü.."

* * *

Korkunç bir yazı. Fevkalade yanlış bir bakış açısı. Neresinden tutsanız, elinizde kalıyor. Cumhuriyet'in bu yazıyı aynen yayınlamasını kınıyorum. En azından törpülenebilirdi bazı yerleri. Kimse bana basın özgürlüğü demesin. Eğer kalemin ucundan kan damlıyorsa, hayvanların özgürlüğü terörle bağdaştırılıyorsa kusura bakmayın, o yazıyı hiçbir şekilde savunamam.

Daha ilk cümleden falsolu. "İstanbul'u köpek cenneti yaptık". Geçmişte yaşanan Hayırsız Ada faciasını ne çabuk unuttun be amca ? 80 bin köpeği aç biilaç halde adaya terkettik ! Ölüme yatmalarını bekledik resmen ! Ne cennetinden bahsediyorsun yahu ?

Bu köpekleri evcilleştiren kim ? İnsanoğlu. Yaşam alanlarını değiştiren ve onlara yaşam hakkı tanımayanlar kim ? İnsanoğlu. Peki suçlu kim burada ? Neymiş, köpekler yankesici gençlere yardım ediyormuş. Suçlu köpek mi yoksa köpekleri kullanan çocuklar mı burada ? Nasıl basit bir tespittir bu Allah aşkınıza !

Yaşam hakkının önceliği olmaz. Şu canlı bu canlı diye ayıramazsınız. Yeryüzünün özgürlüğünden bahsedeceksek, türlerin özgürlüğünü türcülük gözetmeden savunmamız lazım. Önce insan, önce hayvan diyerek bir yere varılamaz. Önce canlı ! Ayrım yapamazsınız. Hayvanların özgürlüğü ile insanların özgürlüğü bir bütündür.

"Hukukçularımız köpeklerden fazla söz etmediklerine göre, köpeklerin yasal hakları korunuyor." 90 yaşına gelmiş bir "aydın"ın ağzından dökülen laflara bakın hele.. Gerçekten bu satırları yazarken hiç mi vicdanın sızlamadı be adam ? Tam tersi, hayvanların yasal hakları konusunda bir çok noktada iyileştirme gerekiyor. Sandığın kadar güllük gülistanlık bir tablo yok ortada beyefendi. Barınakların durumu içler acısı. Bir haftasonunu ayır da git bak.

Evet, Viyana'da köpek sürüleri yok, ben de görmedim. Fakat bir zahmet bu amcayı ilk uçakla İtalya'ya göndermek istiyorum. Bir gitsin görsün oraları. Rönesans falan demiş ya, incelesin bakalım rönesansın çıktığı ülkede sokak köpekleri var mı, yok mu. Sonra gelsin burada bize "medeniyet dersi" versin ! Çok yazık.

Ve en korkuncunu da sona saklamış; "hayvan terörü". Kendi varlıklarını koruma, hayatta kalma içgüdüleriyle hareket etme ne zamandan beridir terör oldu bey amca ? Sormak lazım sana bunu. O hayvanları sokak köşelerinde yemeğe muhtaç kılanlar insanoğlu. Onları açlıktan saldırgan hale sokan yine insanoğlu. Suçlu neden hayvanlar olsun ?

Amcanın düşünce basit; hayvansız sokaklar ile medeniyete ulaşacağız. Vay arkadaş !

12 yorum:

  1. Muhtemelen bahsi geçen ülke ya da kentlerde insanların hayvan sahiplendiğinde onlara bakması gerektiğini, kafasına göre sokağa ya da ormana salamayacağını, sağlıklarından ve yaşamlarından çocukları varmışçasına sorumlu olacaklarını düzenleyen yasalar ya da kurallar var. Yine kuvvetle ihtimal oralarda hayvan tecavüzlerine para cezası gibi komik ve vicdani değerlerden uzak cezalardan farklı ceza veriyorlardır. Kuvvetle ihtimal eğitim ve öğretimde hayvanlarla ilgili ali ata bak tan daha mühim noktalara değiniyorlardır. Üstelik öyle sanıyorum ki orada cumhuriyet gibi önemli bir isim taşıyan ve haklar canlılar bağlamında bir midyon taşıyan gazetelerde köşe yazısı yazacak kadar yeterli görülen bir birey yeryüzündeki hiçbir canlının özellikle de kendini savunamayan, isteklerini ve derdini dillendiremeyen canlıları böylesine küstah ve hedef gösterici nitelikte bir yazı yazacak kadar alçalmıyordur. Ben insanım dolayısıyla her şartta önce insan diyebilecek tiynette bir insana saygı duyamıyorum aksine gecenin şu saatinde onun adına utanç duyuyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle. Bir kere adamların barınakları kısmen iyi şartlarda. Bizdekiler resmen esir kampından hallice. Hani toplasan bütün kediyi köpeği onları nereye koyacaksın ? Ölüme terkediliyorlar o barınaklarda. Amerikada ise iyi şartlardaki barınaklardan sahiplendiriyorlar, bunu teşvik ediyorlar. Bizde kaçımız barınağa gidip hayvan sahipleniyoruz tartışılır. Her sokakbaşına petshop açılmış durumda şehirlerimizde.

      En üzücüsü de dediğin gibi bu adamın Cumhuriyet gibi köklü bir gazetede yazıyor oluşu. İlk okuduğumda malum havuz gazetelerinden biri sanmıştım. Hedef göstermeler, sığ tespitler.. Hayır bir de adamın geçmişine baktım, Fransa'da doğuyor, İtalya'da öğrenim görüyor falan ama sonucunda böylesi korkunç bir bakışa sahip oluyor. Çok üzücü. Mürekkep yalamış olmakla bazı şeyleri düzelmiyor demek ki..

      Sil
  2. Tamamen sallıyorum şu anda ama herhalde eşini dostunu sokakta köpek ısırdı Doğan Bey'in. Koskoca gazeteye de "Köpek ısırdı. Neden ısırdı? Çok sinirliyim şu anda!" yazamayacağı için böyle büyük tespitler yazmak zorunda kaldı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nasıl da dolanmış ama çevresinden. Rönesanslar medeniyetler havalarda uçuşmuş. Direk "alın bu köpekleri sokaklardan naparsanız yapın" diyemeceği için kendince entellektüel bir eleştiri yazısı kaleme almış.

      Sil
  3. AKP'den bir adaylık teklifi filan mı aldı acaba? Ya da göz mü kırpıyor. Kafa gitmiş bu amcanın konu sıkıntısı çekiyor olmalı ki diyanetten topu almış. Sinir bozucu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Valla kime, neye göz kırpıyor bilmiyorum ama gerçekten sinir bozucu bir yazı olduğu kesin. Diyanetin açıklamalarının üzerine tam gitmiş yani.. Bir yaştan sonra yazarlık yapmamak mı lazım nedir bilemedim yani şu durumu gördükten sonra.

      Sil
  4. Bilmiyorum belki fazla iyimser olacak ama köşe yazarın amacının köpeklerden duyduğu rahatsızlıktan öte , yazının tamamını okuyunca idarenin düzgün işlemeyişine dem vurmak istemiş gözüküyor ama bunca yıllık deneyimli bir yazarın ve gazetenin bu şekilde bunu yapmaya çalışması artık "muhalefet" olsun da nasıl olursa olsun anlayışını yansıtıyor zaten Cumhuriyet Gazetesinin , İlhan Selçuk'un ölümünden sonra çizgisinden saptığını düşünüyorum bu da onun en iyi göstergesi ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bana da tam tersi, köpeklerden duyduğu rahatsızlığı düzen eleştirisi kılıfına sokarak yazısına dökmüş gibi geldi aslında. Gerçek niyetini bilemeyiz elbette, ama üslubu ve kullandığı önermeler çok yanlış bir yere gidiyor. Evet burada bozuk düzen eleştirilmeli fakat bunun yolu kullandığı cümlelerden geçmiyor. Cumhuriyet gazetesi biteli çok oldu bence de.

      Sil
    2. evet belki de haklısın öyle de olabilir bilemeyiz.. asıl sinir olduğum ne biliyor musun , şimdi biz desek ki "yahu hayvan hakları diye bir şey var düzenleyelim insanlarımız uysunlar gerekli şeyler bunlar insan olma bilincinin temel etmenidir gereklidir vs.." bize gelecek cevap şu " insan haklarını düzenledik hayvanları mı düşüneceğiz ?" bu zihniyet eğitimli olanın da eğitimsizde de var ister yurtdışında okusun ister sarı çizmeli Mehmet ağa olsun malesef değişmiyor

      Sil
    3. Maalese öyle. Bir şeyi protesto edersin "şunu etmediniz" derler, bir şeyi düzeltmeye çalışırsınız "bunu düzeltmediniz" derler. Madem öyle o zaman siz de elinizi taşın altına koyun, hep beraber tüm sorunları çözelim değil mi ? Sonuçta bir insanın gücü ve imkanları kısıtlı. Ama yo, bir kenarda oturup eleştirmek daha kolay. Dediğin gibi durum eğitimli/eğitimsiz olayını da geçmiş halde. Bakıyorsun, adam okumuş etmiş, eskilerin tabiriyle mürekkep yalamış biri, ama hiç eğitim almamış birinden farksız düşünce yapısı.

      Sil
  5. Adamın elinden gelse köpeklere dava açacakmış gibi duruşu var. Zaten düşünce özgürlüğü basın özgürlüğü diye diye saçma sapan şeylerle uğraşır oldular.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Özgürlük denen şey her neyse onu herkesin kendine göre yorumladığını düşünüyorum. Düşünce ve basın özgürlüğünü savunduğunu iddia eden bir gazetenin hayvanların yaşama özgürlüğünü gözetmemesi düşündürücü.

      Sil