60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

3 Kasım 2014 Pazartesi

Kör Baykuş'un Varoluş Sıkıntısı .


Sadık Hidayet.

17 Şubat 1903 tarihinde İran'ın başkenti Tahran'da dünyaya geliyor. Yazar ve ressam. Ama daha çok biz onu yazdıklarıyla tanıyoruz. Resimleri günümüze taşınmamış. Hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu. Meslek seçiminde oldukça zorlanmış. Mühendislik mi okusam mimarlık mı, yoksa dişçilik mi derken Paris'e giderek Fransız dili ve edebiyatı üzerine incelemelerde bulundu. İki defa intihar denemesinde bulundu ama başarılı olamadı. Çocukluğunda bir gün koyunların kesilmesine şahitlik ettiği için o gün bugündür vejetaryen olmayı seçti. Her zaman çevresi tarafından "duyarlı, ince ve sanat düşkünü" biri olarak görüldü. Uzun uğraşlar sonucu Paris'te bir ev buldu ve evin her yanını tıkayarak, havagazını açtı, intihar etti. Bir gün sonra arkadaşı, Hidayet'i, temiz traşlanmış yüzü, cebinde parası, üzerinde en iyi takımlarıyla yaktığı dökümanların yanında yerde yatarken buldu.

Kendisiyle tanışalı çok olmadı. Fakat kısa sürede yazdıklarını benimsedim. Bir süre önce arkadaşıma hediye almak için kitapçıları dolanırken Vejeteryanliğin Yararları kitabı gözüme çarptı. Alıp inceledim bu hacimsiz kitabı ve "denemeye değer" bulup satın aldım. Naif ve kendine has bir üslubu vardı. Yaşam öyküsüne bakınca, roman ve hikayelerine de şans vermem gerektiğine karar verdim. Zaten Doğu edebiyatıyla da nicedir tanışmak istiyordum. Cengiz Aytmatov hariç eli yüzü düzgün Doğu'dan birilerini okumadığım bir gerçek. Sartre ve Kafka'yı imrendirecek Kör Baykuş'u böylece okudum. Ve kitap tam anlamıyla yüzümde tokat gibi patladı. Bu kadar hacimsiz bir kitabın bu kadar sert ve karanlık olabileceği aklımın ucundan geçmezdi. Okurken resmen odanın karardığını, duvarların bana doğru hareket ettiğini hissettim.


İşte size birkaç güzel alıntı, ilginizi çekerse vakit kaybetmeden Hidayet'le tanışın derim:

(Romanın açılış cümlesi şöyle) "Yaralar vardır hayatta, ruhu cüzzam gibi yavaş yavaş ve yalnızlıkta yiyen,  kemiren yaralar."
"Uyumadan önce aynada kendime baktım, felaketti yüzüm, harap, cansız. o kadar bozulmuştu ki, kendimi tanıyamadım. Yatağa girdim, yorganı başıma çektim, uzun süre sağa sola döndükten sonra yüzümü duvara çevirdim, bacaklarımı bitiştirdim, gözlerimi yumdum, hayallerime daldım. O iplikler ki benim karanlık, gamlı, korkunç ve keyif dolu kaderimi dokuyorlardı. Orada hayat ölümle iç içe giriyor, çarpık görüntüler beliriyordu."
"Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım."
"Düşündüm: 'Gökte herkesin bir yıldızı olduğu doğruysa, benimki çok uzakta, karanlık ve pek önemsiz bir şey olmalıdır. Belki de benim hiç yıldızım yok!'"
(YKY, 12.BASKI, 2014)

5 yorum:

  1. Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim. Yazarın mühendislik ya da mimamırlık ya da dişçilikten sonra yazar olmaya karar vermesi hayli tuhafıma gitti :) Kitap açıkçası ilgimi çekti en kısa zamanda okumayı düşünüyorum. Tekrar teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten ilgi çekici ve esaslı bir kitap. Umarım hoşunuza gider, mahçup olmam :)

      Sil
  2. Kafka sevmeme rağmen, ona benzetilen bu yazarın Kör Baykuş kitabını merakla okumuş ancak okurken öylesine bunalmıştım ki zor bitirmiştim kitabı. Belki de yanlış zamanda okumuşumdur bilemiyorum ama sanki kitapta çokça tekrar vardı. Aynı şeyleri okuyormuş hissiyle tamamladım kitabı. İleride tekrar okumayı deneyebilirim. O zaman farklı şeyler düşünebilirim belki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vejeteryanlığın Yararları kitabında da sıkça tekrarlar var. Bilinçli bir tercih mi, bilemiyorum açıkçası. Fakat Kör Baykuş'taki pek rastlantı gibi değil. Çünkü kitap tamamen zaman ve mekandan bağımsız ilerliyor. Kabusları andıran bir yapısı var. O yüzden -en azından bu kitabında- tekrarlamaların bir araç olarak kullanıldığını düşünebiliriz. Bilemedim :)

      Sil
  3. Gecenin şu saatinden midir yoksa depresif ruh halimden midir nedir bilmem baya ilgimi çekti Kör Baykuş. Karanlık bişeye benziyor

    YanıtlaSil