60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

9 Ekim 2014 Perşembe

Kitap Meydan Okuması (24.Gün)

Meydan okumaya yeni başlayacaklar için tüm sorular burada. Yirmi dördüncü gün sorumuz; 

Daha fazla insanın okumasını istediğiniz bir kitap hangisi ?

"Cinler, insanoğlunun yazabildiği en sarsıcı yedi-sekiz romandan biri, hiç şüphesiz gelmiş geçmiş en büyük siyasal romandır... Ben Cinler’i Avrupa’nın kenarlarında, merkezden uzak, Batı hayalleri ve Tanrı’ın varlığı-yokluğu bunalımları içerisinde yaşayan radikal aydınların saklamak istedikleri utanç verici sırlarını haykıran bir kitap olarak gördüm." - Orhan Pamuk (Önsözden)

* * *

F.Dostoyevski dendi mi akla hemen Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, Yeraltından Notlar ve belki de Kumarbaz gelir. Oysa bu büyük yazarın çok daha sarsıcı ve fazlasıyla politik bir eseri var ve ne yazık ki hep arka planda kalmış. Cinler'den bahsediyorum elbette. Cinler için en sevdiğim Dostoyevski kitabıdır desem abartmış olmam herhalde.

Kitap aslında uzun bir politik taşlamadan ibaret. Dostoyevski'nin malum idam macerasından sonra kaleme aldığı için yazar muhafazakar bir pencereden bakıyor hikayeye. Dostoyevski, Rusya'da o dönem yeni yeni filizlenen ve birbirileriyle çarpışmaya başlayan tehlikeli fikirlere dikkat çekiyor kitapta. Hangi fikirler peki bunlar? Temelde ateizm ve nihilizm olmak üzere, sosyalizm, anarşizm, galiyevizm ve muhafazakarlık. Yazar tüm bu "sakıncalı" fikirleri insanların ruhlarını harap eden "cinler" olarak tanımlıyor ve kitap boyunca farklı fikirlerin çatışmalarını (ve neticesinde yaşanan cinayetleri, buhranları) okuyucuya sunuyor. Kitapta en dikkat çekici taşlama ise Avrupa özentisi şeklinde nitelendirebileceğimiz ve zamanında nihilizmle fazlasıyla ilgilenen yazar Turgenyev'e yöneltilmiş. Turgenyev, kitapta açıkça isim verilmese de bir karakterde hayat bulmuş ve o karakter deyim yerindeyse yerden yere vuruluyor (kadınsı görünümü, feminen davranışları, boş konuşması,...).

Cinler'i sadece politik bir metin olarak ele almak yanlış olabilir; çünkü kitap aynı zamanda içerdiği varoluçşu felsefeyle ve intihar olgusunu uzun uzun irdelemesiyle de öne çıkan bir eser. Öyle ki kitaptaki intihar olgusunu dile getiren karakterlerden biri, Camus'nün Sisifos Söyleni kitabında da intihar çerçevesinde ele alınıyor. Camus'nün ayrıca Cinler'i tiyatroya da uyarladığını hatırlatmakta fayda var.
"Eğer tüm dünyanın üstesinden gelmek istiyorsan, kendini yenmelisin önce."
"Tanrı bir zorunluluk ve bu yüzden varolmalı. Ama varolmadığını ve varolamayacağını biliyorum. Böylesi iki fikre sahip bir adamın daha fazla yaşamayı sürdüremeyeceğini anlamıyor musun?"
"Yaşamakla yaşamamak arasında hiçbir fark kalmadığında özgürlüğüne kavuşur insan." 
"Tanrı, ölüm korkusudur."
 "Kadın ruhunun derinliklerine bugün bile inilemez."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder