60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

19 Ekim 2014 Pazar

İş Fıkarayı Sevmekte

"Zengini kim olsa sever. 
İş fıkarayı sevmekte."

Edebiyatımızın çınarı, Anadolu'nun ücra köşelerini dünyayla buluşturan Yaşar Kemal'in Hüyükteki Nar Ağacı'nı okuyordum dün akşam. Bir kez daha kendisini neden çok sevdiğimizi anladım. İnsan ve doğa sevgisini yazılarında başarıyla harmanlayan ender sanatçılardan biri kendisi. Ezilenlerin, zulüm görenlerin her daim yanında olmuş. Bu kısacık alıntı bile onun hayat felsefesini gözler önüne seriyor aslında.

* * *

“O iyi insanlar, 
O güzel atlara binip çekip gittiler.” 
- Demirciler Çarşısı Cinayeti

5 yorum:

  1. Ay dur Yaşar Kemalli bir şey anlatayım çabucak. Annemlerin komşusunda tadilat varmış, ustabaşı ve işçilerden birinin arasında geçen şu konuşmaya kulak misafiri olmuş annem;

    Ustabaşı: Oğlum sen İnce Memed'i biliyor musun?
    İşçi: Ne bileyim, kim o?
    Ustabaşı: Ulan kömürü kim buldu bilmiyor musun?!

    İnce Memed, Uzun Mehmet falan, gene de bir kültür kıpraşması var bence. Zaten kabak benim başıma patladı, espriyi anladım ama Yaşar Kemal okumamış olmanın verdiği eziklikle yeteri kadar gülemedim. Kesin benim anlayamayacağım çok ince bir nüans var falan diye düşündüm. Annemler sessizliğime kıllanıp üzerime çullandı, bir haftadır cehaletimi konu alan taciz emailleri yolluyorlar.
    Kendimi savunamıyorum, gerçekten Yaşar Kemal okumam lazım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tanışmak istediğim ender Türk edebiyatçılardan biri Yaşar Kemal. Elini öpmek, onun masasında oturmak ve hikayelerini dinlemek ne güzel olurdu. Eski çağların destan anlatan bilge insanlarına benzetiyorum kendisini. Bu toprakların Homeros'u adeta. Yazdıkları o kadar "biz"denki. Toprak kokuyor. Anadolu'yu görüyorsun. Elini uzatsan o karakterlere dokunabilirsin, o kadar gerçek. Gücünü halktan ve halka dair ne varsa onlardan aldığı için de hiçbir zaman eskimiyor yazdıkları. Yeri geliyor bu kitaptaki gibi mevsimlik işçileri, iş arayan dağ insanlarını, yeri geliyor derebeylik düzenini andıran sisteme kafa tutan, direnen insanları anlatıyor. Ve kitaplarında müthiş bir "umut" ve insan-doğa sevgisi var.

      İnce Memed'le başlamanı öneririm. Hem bir klasik hem de yazarın üslubunu çok güzel yanısıtıyor. Beğenirsen devamı içinse Kuşlar Da Gitti'yi önerebilirim. Çok etkilenmiştim o kitaptan. Gerçi sevmediğim bir kitabıyla henüz karşılaşmadım :) Çoğunluğun beğenmediği yeni kitabı Tek Kanatlı Bir Kuş bile güzeldi sanki.

      Ve son bir not. Kitaplarında anlattığı kadar lezzetli bir tereyağlı-bulgur pilavı yemiş miyimdir hayatımda şüphem var. Öyle enfes anlatır ki.

      Sil
    2. Ya valla, okumadığım yazarların ve kitapların hepsine üzülüyorum ama en çok Yaşar Kemal okumamış olmaktan utanıyorum galiba.
      İnce Memed'le başlayayım.

      Sil