60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

21 Eylül 2014 Pazar

Kitap Meydan Okuması (7.Gün)

Meydan okumaya yeni başlayacaklar için tüm sorular burada.

Şaka maka bir haftayı geride bırakmışızı meydan okumada. O zaman gelsin yedinci günün sorusu;

SİZİ GÜLDÜREN KİTAP HANGİSİ ?


Meydan okumanın beşinci gününde "beni mutlu eden kitap" olarak büyülü gerçekçilik akımından bir tane seçmiştim. Bugün de "beni güldüren kitap" olarak yine büyülü gerçekçilik akımından bir kitap seçiyorum. Ama bu sefer Marquez değil yazarı; Laura Esquivel. Esquivel'in ilk romanı olan Acı Çikolata, okuduğum en sıradışı kitaplardan biriydi. Aradan onca yıl geçmesine rağmen hala olayları üç aşağı beş yukarı hatırlıyorum. Kitabın başında "içinde yemek tarifleri, aşk öyküleri ve kocakarı ilaçları bulunan tefrika roman" olarak nitelendirilien bu romanda aşk ve tutkunun ete kemiğe bürünmesine tanıklık ediyoruz aslında.


Genç Tita uzun zamandan beridir sevdiği çocuk Pedro ile evlenmek istemektedir; ama Tita'nın annesi Mama Elena (çok sayko bir kadındı) buna karşı çıkar çünkü aile geleneklerine göre evin küçük kızı annesine ölene kadar bakmakla yükümlüdür. Böylece Tita aşkını kalbine gömer ve kendini yemek yapmaya verir. Ama ne yemek yapmak ! Kitapta öyle acayip tariflere rastlıyorsunuz ki "yahu böyle bir yemek gerçekten var mıdır" diyorsunuz kendi kendinize. 

Kitabın ilk cümlesi "insanı sofraya bir kez çağırırlar, tıpkı yatağa davet ettikleri gibi" aslında kitabın güzel bir özeti niteliğinde. Tita'nın yaptığı yemekler aslında bir nevi içine gömdüğü aşkın ve tutkunun dışavurumu. Yaptığı her yemeğe aşkından bir parça koyuyor. Öyle ki kitabın bir yerinde Tita'nın Pedro'yu "feci şekilde" düşlediği bir zamanda yemeğe eklediği afrodizyaktan kız kardeşi Gertrudis -yanlışlıkla- etkileniyor ve zavallı kız bir gün çiftliğin dışındaki duşta yıkanırken vücudununda hissettiği "sıcaklık" duşun tahtadan duvalarının alev almasına sebep oluyor ve Gertrudis o an uzaklardan gelen bir devrimci askere çırılçıplak koşarak askerin atına atlıyor ve ikisi beraber "aşk yaparak" gözden kayboluyorlardı. Bu ne ilk ne de son olacaktır. Kitap boyunca kavuşamayan aşıkların tutkusundan bir çok yer daha alev alacaktır.

Sıradışı anlatımı, Marquez kitaplarını anımsatan karakterleri, erotizmi ve tabii unutulmaz yemek tarifleriyle Acı Çikolata'yı bütün seven ve sevilenlere öneririm. Aşkın en "ateşli" haline ve gülünç olağanüstü olaylara hazır olun !
 "Aşk üzerine düşünmenenize gerek yok; ya hissediyorsundur ya da hissetmiyorsundur."
 "Her birimiz içimizde bir kutu kibritle doğmuşuz; ancak hiçbirimiz bir başımıza onları ateşleyemeyiz. Oksijene ve muma ihtiyacımız var. Bu durumda oksijen sevdiğiniz kişinin nefesinden gelendir; mum ise kibritlerden birini ateşleyecek herhangi bir yiyecek, müzik, kelime ve ses olabilir."
Not: Kitabın bir de film uyarlaması var; Like Water For Chocolate adında. Onu da izlemiştim kitabı okuduğum dönemde. Her ne kadar kitabın kendisi kadar etkileyici bulmasam da yine de izlenebilir güzel bir uyarlama olduğunu düşünüyorum. Filmin bilgileri için tıklayın.

4 yorum:

  1. Bu kitabı ben de okudum, dediğin gibi dolu bir kitap, her şeyden var biraz:))
    Genelde sevilen bir kitap olmakla birlikte benim yıldızım barışmamıştı, sıkılarak okumuştum:(

    YanıtlaSil
  2. "Seni mutlu eden kitap" sorusunun yanıtıdır kendisi:) aynen de böyle yazdım o günün meydan okumasına....

    YanıtlaSil