60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

27 Eylül 2014 Cumartesi

Kitap Meydan Okuması (13.Gün)

Meydan okumaya yeni başlayacaklar için tüm sorular burada.

Arkadaşlar hazır mıyız ? Günün sorusu; EN SEVDİĞİNİZ YAZAR KİM ?


Görgüsüzlük etmek istemem ama Virginia Woolf'a dair piyasada ne bulursam topluyorum. Kitaptan tutun da filme, hatta kitap ayracına kadar. Çünkü seviyorum arkadaşlar seviyorum ! Bu kadını seviyorum. Hayatı yüzüme çarptığı ve beni ölümün kıyısında dolandırığı için seviyorum. Öyle güzel tespitleri var ki.. Öyle yaralara basıyor ki.. İntihar düşüncesini bile aklına sokuyor insanın (sakın!!). Kitabı hemen kapatıp yorgan altına saklanıveriyorsunuz. O kadar etkilemiştir beni. Nereden başlasam ki bilmiyorum. Öncelikle kendisi "aman kahvemi alayım yanıma, müziğimi de açıp kitap okuyayım" diyebileceğiniz türden şeyler yazmıyor. Dikkat gerektiriyor fazlasıyla.

Mrs.Dalloway ile başlamıştım okumaya. İlk okumam sıkıntılıydı ziyadesiyle. Bilinç akışının en sıradışı ve yetkin örneklerinden biriymiş. O zamanlar bilmiyoruz tabi. Bir arkadaşla beraber okuyorduk. Baktım onda da tık yok. İkimizde bir süreliğine nadasa bıraktık. Sonra biraz daha olgunlaştık. Geri döndük ve muhteşem bir şey oldu. Woolf'un yaşam ve ölüm üzerine söylediği sözler deyim yerindeyse suratımızda tokat gibi patladı. O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Çünkü söyledikleri o kadar doğruydu ki ! Yaşamın korkunçluğunu harika resmediyordu.

Belki tarih onu bipolar bozukluğu olan, duyduğu gaipten sesler ve yaşadığı derin bunalım silsilesi neticesinde intihar etmiş "deli" bir yazar olarak not düşmüş olabilir. Ama bence Woolf gerçekleri gördüğü için delirdi. Hangimiz aklımızı koruyabiliriz ki gerçekler karşısında ? Düşünüyorum, acaba düşünmesek daha mı iyi ve mutlu bir hayatımız olurdu diye. Düşünmek ve en kötüsü görmek bizleri delirtiyor mu dersiniz ? Gerçekler.. Ölüm gerçeği. Yaşamın dayanılmazlığı.. Gerçekten yaşamak çok zor.

Hangi kitabından başlamalıyım derseniz, naçizane önerim Deniz Feneri veya Orlando olacaktır. Mrs. Dalloway veya Dalgalar gibi sınırda gezen, edebi olarak zorlayıcı ve oldukça intihara meyilli kitaplarını sonlara saklayın derim. Ve bir tavsiye, sakın Woolf'u kendinizi kötü hissetiğiniz bir dönemde okumaya kalkmayın ! En mutlu gününüzde bile okuyacağınız bir Woolf kitabı (özellikle son saydığım ikisi) sizi ölüm üzerine düşünmeye sevkedecektir. Bir şey daha.. Kitaplarını okurken bir yandan da Woolf'un hayatını okuyun derim. Onun bu "delirme" sürecini çok daha iyi anlayacaksınız. Gözlerinin içine bakın onun. Deliliği ve ölümü göreceksiniz.
"Yaşam bir rüyadır; uyanmak bizi öldürür"
"Neden hayat böyle trajik, neden böylesine bir uçurumun üzerindeki daracık bir kaldırım gibi ! Aşağıya bakıyorum, başım dönüyor; sonuna kadar nasıl yürüyeceğim, bilemiyorum"
"Hepimiz birer mahkûm değil miydik? Geçenlerde bir piyes okumuştum. Orada bir adam sürekli hücresinin duvarına resimler çiziyordu. Hayat da tıpkı böyle bir şeydi. Boyuna duvara bir şeyler çiziyorduk"
"Mutluluğu melankoliden ayıran şey bıçak ağzından daha incedir"
"Sevmek insanı yanlız kılıyor"
"Bizleri yaşlandıran ve öldüren facialar, cinayetler, ölümler, hastalıklar değildi;  insanların bakışları ve gülüşleriydi"

8 yorum:

  1. kendine ait bir oda'yı okudum, ardından deniz feneri'ni okumaya çalıştım. kaldıramadım doğrusu, ağır geldi, henüz vakti değil sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım tek beğenmediğim kitabı Kendine Ait Bir Oda'dır :) Deneme gibi olduğundan mıdır bilmiyorum alışamadım o kitaba. Ama Deniz Feneri'ne ileride bir şans daha verebilrsin :) Zaman ve dikkat gerektiriyor fazlasıyla. Ben de çok boş kaldığım zamanlarda, odaklanabileceğimi hissedince okuyorum kendisini.

      Sil
  2. Aaaa bayağı tutkuyla seviyorsun sen kadını :) İyi oldu öğrendiğimiz, bir elin nesi var, iki elin sesi var, kolleksiyonunu genişletebiliriz.
    Deniz Feneri'ne girişip yarım bırakanlardanım, belki artık olgunlaşmışımdır, bir daha deneyeyim uygun bir zamanda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Fener'i beğeneceğini düşünüyorum :) Eğer hoşuna giderse Mrs.Dalloway ikinci önerim olacaktır. Baya seviyorum ya Woolf'u.

      Sil
  3. Woolf seven birine rastlamak, çölde su bulmak gibi bir şey sanırım. Herkes sevmez bu yazarı. Belki de kitapları aşırı bunalımlı ve anlaşılması güç olduğundandır. Anlamak için epeyce kafa yormak gerekiyor gibi. Okuduğum ilk ve tek Woolf kitabı Mr. Dalloway beni epeyce etkilemişti. (http://yangelyatuniversitesi.blogspot.com.tr/2014/05/virginia-woolf-mrs-dalloway.html#comment-form şöyle de bir yorum yapmıştım.) Yazar hakkında çok fazla fikir ve bilgi sahibi değilim ama ruh hali kötüyken okunabilecek bir yazar olmadığını konusunda hemfikiriz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet genelde insanlar Woolf'un tarzını kolay benimsemiyor. Ben de ilk başlarda bocalamıştım. Sonradan alıştım ve kitapları elimden düşmez oldu. Yazınızı hemen okuyorum :)

      Sil
  4. Hala okumaktan çekindiğim yazarlardan birisi. Her şeyden çok kolay etkilenen bünyemin kaldıramayacağını düşünüyorum sanırım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çekinmeniz doğal. Aynısı bana da olmuştu. Ve evet kolay etkilenen bünyelere yaramıyor Woolf. Bir süre sonra insanın bütün dünya görüşünü karartıyor :/

      Sil