60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

28 Ağustos 2014 Perşembe

Belediyecilik Zirvesi


Ankara, Ankara.. Ah, Ankara !

Doğma büyüme Ankaralıyım, biliyorsunuz. Hiçbir zaman bu şehrin sevdalısı olmadım. Fakat nefret de etmedim. Sürekli "ufak ama ulaşımı rahat bir şehir en azından, İstanbul'daki trafik çilesi yok" diyerek kendimi avuttum. Belediyemiz sağolsun. Doğduğum şehirden nihayet soğuttu beni.

Ne oldu ? EGO, birçok otobüsü kaldırdı. Benim kullandığım bir tanesi dahil.
Peki neden ? Metro güzergahlarıyla aynı güzergahtalarmış, ring seferine dönüştürülecekmiş. Eskişehir yolundaki araç yoğunluğu azalıcakmış bla bla..

Aferin. Kocaman bir aferin ! Her şeyimiz tamdı, bir eksik buydu öyle mi ? Mesela bu çok övündüğünüz Çayyolu metrosu..

Yeterli kapasiteye sahip mi ? Peronun yarısı uzunluğunda vagon katarının toplamı. Diyelim ki yeni vagonlar eklendi, kapasite arttırıldı..

Peki ya hız sorunu ? Dakika tutun, emin olun otobüsler aynı güzergahta metrodan daha çabuk götürüyor istediğiniz noktaya. Ankaray ve eski metro hatları bile daha hızlı bu "yeni hat"tan !

Duraklar ? Yirmi yıl öncesinin projesi olduğundan (şimdi birileri çıkıp "zamanından önce bitirdik" de der ya..) dolayı günümüz ihtiyaçlarını karşılamayan noktalarda konuşlanmaktalar.

Seferler arası geçen süre ? Bazen yeni bir trenin gelmesi 10 dakikayı buluyor. Hangi ülkeden aldınız bu modeli acaba ??

* * *

Benim bildiğim metroya "vakit ve nakit tasarrufu" olsun diye binilir. Edirne'nin batısına çıkanlar bilirler ki Avrupa'da metro bizdeki gibi "dolmuş mantığı"yla ilerlemiyor. Adamlar öyle kritik noktalara duraklar koyuyorlar ki ekstra bir ringe veya otobüse binmeye gerek kalmıyor. Viyana'ya gidin, Berlin'e gidin.. İstediğiniz kente gidin. Durum bu. Tek bilete şehrin büyük bölümünü seyahat edebiliyorsunuz. Bizdeyse metroya ulaşmak için bile vesaite binmek gerekebiliyor.

Örnekli anlatayım; evimden çıkıp en yakındaki metro durağına yürümem en temizinden yirmi dakika sürüyor. Eğer o sırada treni kaçırdıysam yenisinin gelmesi için tam 8 dakika bekliyorum. Şanslı günümdeyse 5 dakika. Kızılay'a geliyorum, aktarma yapıyorum derken kafadan bir 25 dakika daha gitti. Oradan da ulaşacağım yere gitmek en iyi ihtimalle 15 dakika. Ne o, metro ! Bisiklet çevirsem daha çabuk varırım herhalde..

Kavga gürültü bir bulvar açıldı geçenlerde hatırlarsınız. Malazgirt falan. Neymiş, trafik rahatlayacakmış. Eskişehir Yolu'nu kullananlar el kaldırsın. Düzeldi mi gençler ? :) Peki sizce otobüslerin kalkmasıyla bir rahatlama olacağına inanıyor musunuz ?..

Onca zaman toplu taşımayı savundum. Batı'lı ülkelerin standartlarında olmasa da bizim toplu taşımalarımızın da teşvik edilmesi gerektiğine inandım. Artık toplu taşıma olayına en ufak bir inancım yok bu ülkede. Herkes atlasın arabasına gitsin gideceği yere. Felç olursa olsun trafik. Eğer belediye insanların hızlı ve rahat ulaşımını sağlayamıyorsa biz neyi daha düşüneceğiz ki ? Yapın abi bencilliği. Artık sabahları işe tek başlarına arabayla gidenlere kızarsam ne olayım. Sustum.

Böyle başa böyle traş !

Zihin.

4 yorum:

  1. Ya yürüsem neyse 20 dkka belki ama ya arızalar,kabus. Öyle saçma yerde arizalanir ki , en yakin otobus duragina gitmek icin 15 lira verdim taksiye. Ve kesinlikle her cumlene katiliyorum. Ve otobusleri arar olduk iyi mi. Bir de ulasim saatlerini erken bir vakitte sonlandirmislar ya ... diyecek tek sozum yok.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O saatleri değiştirmeleri ayrı olay. Yazmışlar kocaman kocaman sebeplerini. Gülüp geçtim. Metro da çalışsa bari :D O bile tam değil. Habire bozuluyor. Ne o, yeni metro ! Fiuu.

      Sil
  2. "Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim,
    akar suyun,
    meyve çağında ağacın,
    serpilip gelişen hayatın düşmanı.
    Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına :
    — çürüyen diş, dökülen et —,
    bir daha geri dönmemek üzre yıkılıp gidecekler. " diye yazmış Nazım Hikmet, Piraye'ye. Başgan Bey her şeyin üzerine bir de bu şehre düşman.
    Şu AnkaraKart'tan aldın mı? Almamak için direniyorum, çok sık kullanmıyorum metro-otobüs ama her seferinde tekli bilet almak da istemiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ve Nazım dedi ki,
      "Fakat hiç bir zaman
      açlığın, karanlığın ve çığlıkların içinden
      güneşli elleriyle kapımızı çalan
      gelecek günlere emniyetimi kaybetmedim."

      Bu şehrin iyiliğini düşünen bir kimse vatandaşlarının hayatını bu kadar zorlaştırmaz. Şaka gibi. Ne idüğü belirsiz kapıcıklara, saatciklere tonla para döküp, üç otobüsün hesabın yapan, seferleri erkene çeken bi adamı şehrin başkanı seçen insanlara her şeye müstehak ama ya bizler ? Bilmiyorum Fermina ya. Tüm sevgimi yitirmeye başladım. Sokağa çıktığımda, insanlarla konuştuğumda tek hissettiğim bir bulantı. Koca bir bulantı. Hala daha insanlar bu zatı savunuyorlar ya.. Diyecek söz bulamıyorum artık. Öyle tipler var ki sanırsın aileden biri. Nasıl savunuyorlar canla başla..

      Mecburen aldım. Söylene söylene.. Metro-otobüsü kullanmasam bu kadar sık, umrumda bile olmaz ama işte.. Her seferinde tekli bilet almak da can sıkıcı. Kart olayında beni en sinir eden şey bir kimlik mahiyetinde olması. En iyisi artk toplu taşıma denen saçmalığı bırakıp arabalara binmek. Tüm savunduklarımı tek tek yedirdiler bana şu son zamanlarda. Çevre dostu olalım, trafiği kitlemeyelim falan.. Usandım hep düşünmekten, mücadele etmekten ya.

      Sil