60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

24 Temmuz 2014 Perşembe

Sıcak Mı Ne ?


Şöyle son bir iki haftadır Ankara'yı fena halde sıcaklar vurmuş durumda. Gerçi Türkiye çapında bir "sıcak furyası" ile karşı karşıyayız sanırım ama Ankara'nın durumu pek fena a dostlar. Cam aç, kapı aç, cereyan yaptır; kesmiyor! Son çare klimalara yüklendik (gerçi onda da insan bir çarpıldı mı haftalarca kendine gelemiyorsun). Hele masa başında oturan bizler. Mazallah. O deri bilgisayar koltukları yok mu.. İnsan yapışıyor resmen. Biraz daha otursanız rafadan yumurta kıvamına gelirsiniz. Ne yapıp etmeli bilemedim. Sabah yataktan kalkarken bile sıcak basmış vaziyette oluyor insan. Kışın sorun olmuyor. Üşüyor musun ? Kazak giy, yorgan çek. Ama yazın öyle bir an geliyor ki, çıkaracak bir şey kalmıyor insanın üzerinde. Sonunda alacağım bir tane vantilatör, yanımda gezdireceğim kendime çevirerek. Höyt!

5 yorum:

  1. Masaüstü vantilatörleri oluyor ya...İşe yarıyor gibi.Kullan istersen..
    Biz dükkanda ocağı açınca (zaten içerisi küçük.) Sauna gibi oluyor dükkanın içi.
    Ramazanın ilk günleri serindi de..Son hafta iyice zor oldu artık.Sıcak o kadar kötü vuruyor ki susuzluktan konuşamayacak hale geliyorum :))

    Yaz,deniz,kum,güneş 3lüsünü gerçekleştirebilene güzel.. :))
    İzmir de çok sıcak...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son bir kaç gündür çöl sıcakları geldi resmen. Ankara'da deniz de kum da yok :(( Fakat yağış gelince çokzel yeraltı ırmaklarımız oluşuyor yollarda :p

      Sil
  2. deriyi mobilya sektöründe kullanmayı aklına getiren kişiyi kınıyorum. hiçbir şey yapmana gerek kalmadan oturduğun yerde terlemek kadar iğrenç bir durum yok. klima desen yaz ortasında grip olmak, tutulmak çok fena :S ankara son 3 gündür çoook bozdu :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de kınıyorum. Dünyanın en saçma olayı. Arabada hele.. Klima çarptı mı da valal insan toparlanamıyor.

      Sil
  3. Ankara'nın tek iyi yanı yazların bunaltıcı olmamasıydı. O da gitti.
    Sevilip sevilmeyeceği kişiye göre değişen tatlı hüznü dışında hiçbir artısı kalmadı

    Bilgisayar başında bayılacak gibi oluyorum bazen, sanki İstanbuldayım, öyle bir nem (-_-)

    YanıtlaSil