60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

15 Mayıs 2014 Perşembe

Sessiz Kahramanlar ve Biraz İnsanlık

Acı haberi herkes gibi ben de dün aldım. O saatten beridir de gelişmeleri yakından takip etmeye gayret gösterdim. İnanın kelimeleri seçmekte güçlük çekiyorum. Öncelikle görev şehidi olan herkese Allah gani gani rahmet eylesin. Yattıkları yer nurla dolsun. Bizler sıcak odalarımızda rahat rahat oturabilelim diye kendileri yerin kaç kat altında, gün ışığı görmeden, kısıtlı temiz havayla, hayatlarını ortaya koyarak canla başla kömür çıkaran emekçiler, işçiler, babalar, gardaşlar. Hepsi birer kahraman... Bu ülkenin gerçek kahramanları. Sessiz kahramanları.

Bu sayfada defalarca yazdım. Yavaş yavaş toplum olma becerisini yitiriyoruz diye. İki gündür farkettim ki biz "bitmişiz". 274 can gitmiş, ama biz siyasi çekişmeleri bitirememişiz. Sosyal medyada öyle çirkin şeyler yazıldı ve çizildi ki.. Burada tek tek örnek vermek dahi istemiyorum. Çünkü her biri öylesine adi ve mide bulandırıcı. Biraz insanlık.. Zor mu? Zor mu acıya ortak olmak. Bir gün olsun lanet makamlarınızın peşinde koşmamak. Zor mu? Bir gecede 274 ailenin ocağı söndü. Daha korkunç ne olabilir ki? Bu bir afet, felaket! "Ama"sı yok.

Maden kazalarını "kader"e bağlayanlar ve "bu işin kitabında var" demeye getirenlere de şurdan iki çift sözüm olacak. Ben bir mühendisim. Sizi bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki "iş kazası"nın ne demek olduğunu "sizden öğrenecek değiliz". Evet, iş kazası diye bir şey var. Ama her katmandan yetkililerin görevi de bu kazaları mümkün olduğunca engellemek. Mühendislik eğitiminde en çok altı çizilen şey "güvenlik"tir. Önce güvenlik. Çünlü sahada çalışırken kazaya o kadar açığız ki her birimiz. .Mühendisi, emekçisi. Her an her şey olabilir. Bunu "siz"den daha iyi biliyoruz beyler. Kimse kalkıp 100 yıl öncesinin teknolojisyle yaşanan kazaları bizlere örnek vermesin. Madem işin teori kısmına o kadar hakimsiniz, buyrun "cüppenizi çıkarın".

Üç gün ulusal yas ilan etmenin, bayrakları yarıya indirmenin, profil fotoğraflarını karartmanın vb.şeylerin bence bir önemi yok. Çünkü gerekli düzenlemeler yapılmadıkça biz daha çook yas tutmaya devam ederiz bu topraklarda. "Kader" diyip, bayrak indirerek o işçiler geri gelmeyecek. Adalet de yerini bulmayacak. Ve en korkuncu gelecekte yaşanabilecek kazalara engel olmayacak. Anadolu halkı yerlerde tekmelenmeye, yerin yüzlerce kat altında boğularak ölmeye layık değil. Biz bunu haketmiyoruz. Bir avuç kömürü o insanlardan değerli görenler.. Yatacak yeriniz yok !

2 yorum:

  1. Gerçekten söylenecek söz kalmadı. Ben en çok da bu vaziyette, bu kafada insanından bu kadar uzak olan bir başbakanın peşinden gidenlere üzülüyorum. Körü körüne bağlanmak bu olsa gerek. Din için güya yanıp tutuşmasına her kelimesinde inşallah maşallah demesine rağmen asıl iş dinin temeli insanlığa gelince bundan hiçbir şey anlamayan bir adamın yanında yer almak, yazık diyorum. Gerçekten dediğin gibi biz bitmişiz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bitmiş bir toplumda her şeye rağmen nefes almaya çalışmak o kadar zor ki. Allah bize sabır versin de aklımızı oynatmayalım.

      Sil