60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

24 Nisan 2014 Perşembe

23-24 Nisan

Denmiş ki: "Adil bir insani ve vicdani duruş, din ve etnik köken gözetmeden bu dönemde yaşanmış tüm acıları anlamayı gerekli kılar. Tabiatıyla ne bir acılar hiyerarşisi kurulması ne de acıların birbiriyle mukayese edilmesi ve yarıştırılması acının öznesi için bir anlam ifade eder.”
“Atalarımızın dediği gibi ‘ateş düştüğü yeri yakar’..
20. yüzyıl başındaki koşullarda hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyor, torunlarına taziyelerimizi iletiyoruz.". 

Tüm acıları anlıyoruz, hayatını kaybedenlerin torunlarına taziyeler iletiyoruz; ama bu toprakların günümüz çocuklarının acılarını anlamıyoruz, acıları mukayese ediyoruz, "ama"larla cümlelere başlıyoruz, ailelerine taziye bile iletmiyoruz ve en kötüsü onları kitlelere yuhalatıyoruz. Bilmem bir yerlerden tanıdık geldi mi size?

Ateş düştüğü yeri yakar diyoruz; ama kadın ve çocuk cinayetleri toplumda almış başını gidiyor. Her gün patır patır kadınlarımız öldürülüyor. Çocuklarımıza tecavüz ediliyor. Çıkıpta bu ateşten kimse söz etmiyor. Bilmem bir yerlerden tanıdık geldi mi size?

Hayatlarını kaybeden Ermenilerin huzur içinde yatmalarını diliyoruz; ama Hrant'ın kanını yerde koyuyoruz. Bilmem bir yerlerden tanıdık geldi mi size?

İşte böyle bir ülkede yaşıyoruz. Bilmem bir yerlerden tanıdık geldi mi size?

* * *

Acıların dini, dili, ideolojisi, cinsiyeti, yaşı olmaz. Acılar paylaşılmadıkça yaralar kapanmaz. Eğer vicdani duruşta bulunacaksak bu herkes için geçerli olmalı. Berikine vicdanlı yaklaşırken öbürüne yaklaşmamak diye bir şey olamaz. Daha önce de yazmıştım. Ölüm ortak acı. Orada da buluşamıyorsak bizler zaten "biz" olmaktan uzaklaşmışızdır.

Bu topraklarda çok acılar yaşandı. Karşılıklı kayıplar yaşandı. Ama bunları mukayese etmek vicdanı olan insanlara yakışmaz. Sizden şu kadar öldü, bizden bu kadar öldü demek vicdansızlıktır. Bırakın siyaseti bir yana. Gelin tehcir sırasında yolda -ne şekilde olursa olsun- hayatını kaybeden Ermenilere ağlayalım. Gelin tehcir sırasında köylerinde yakılan, öldürülen Türklere ağlayalım. İdeolojik terimlere, gündelik siyasi havaya uyup da gerçek acıları görmzeden gelmeyelim. Hepimiz öldük bu güzel topraklarda. Gelin artık kucaklaşalım. Soykırım yalanını ve Ermenileri şeytan gören ırkçıları görmezden gelip kucaklaşalım. Taraf olmayalım, bir olalım.

* * *

Şimdi bir takım "aydın"larımız çıkarlar, sözde duyarlı olduklarını cümle aleme göstermek için sözde soykırımı tanırlar. Bir iki damla da timsah gözyaşı dökerler belki ! Çeşitli rakamlar da öne sürerler. Şu kadarını kesti bizim dedelerimiz derler. Utanmadan, hayasızca.

Kazım Karabekir'in kızı Timsal Karabekir'in verdiği bir konferansta bulunmuştum bir iki sene evvel. Bizlere babasının kendisine anlattığı bir anısını paylaşmıştı ve onu dinlerken gerçekten gözlerimiz dolmuş, yüreğimizde o günkü acıyı hissetmiştik. Tam metin şu şekilde:

"Erzurum'a o kadar yaklaştık ki, zaten biraz daha geç kalsaydık ortada kurtaracak can bulamayacaktık. O kadar yaklaştık ki insanların dişlerini görecek mesafedeydik gülerek beni karşılıyorlar. Daha da yaklaştığım zaman anlayamadım hiçbiri kımıldamıyordu bu insanların. Daha da yaklaştığım zaman dehşetle gördüm ki her biri Ermeniler tarafından canlı canlı birer kazığa oturtulmuştu ve öyle can vermişlerdi. Allah benim gözümün gördüklerini dünya üzerinde kimseye göstermesin"

Dedim ya. Acılar paylaşılmadıkça yaralar kapanmaz. Eğer sözde aydınlarımız daha bu korkunç acıları paylaşmıyor, görmezden geliyor ve acıya tek taraflı bakıyorsa diyecek sözüm yok onlara. Allah akıl fikir versin. Bir acıyı paylaşayım derken öbür acıları deşmenin alemi yok.

3 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. sanırım bu bir insan-lık meselesi.
    bu mesele derin ve hala çok uzakta.oraya varabileceğimiz günlerde uzak.
    acıları paylaşmak ne zor.
    ama çok isterdim.
    paylaşamadıkça ölüyoruz üstelik.her bir yanımızdan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sanırım dünyanın en zor şeyi bu acıları paylaşmak. illa birisi haklı olacak. illa birileri ölecek. neden böyleyiz anlamıyorum.

      Sil