60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

25 Şubat 2014 Salı

Medyatikleşen Şiddet ve Melekler

..
2012 - İzmir'de felçli bir kedi tekmelenerek öldürüldü.
..
10 Şubat 2014 - Eskişehir'de bir üniversite öğrencisi kediye işkence ederek öldürdü ve kameraya aldı.
11 Şubat 2014 - İzmir'de bir oğlağa tecavüz edildi.
24 Şubat 2014 - Osmaniye'de 7 aylık yavru kedinin ön bacakları kökünden kesilmiş halde yol kenarında bulundu.
..
Ne ilk, ne de son. Onlarca, yüzlerce, binlerce vaka. Buna ne zaman dur diyeceğiz ? Hayır, gerçek manada bir DUR ! Ben artık yoruldum. Ölen, işkence gören her hayvanın arından yas tutmaktan ve sorumluların yanlarına kaldığını görerek kahrolmaktan yoruldum. Bittim. Her seferinde umudumun yeşerip, kendi kendime "bu sefer toplum bilinçlendi, mücadelede yanlız değiliz" deyip sonra iş meydanda hak aramaya geldiğinde yanlız kalmaktan yoruldum.

Bir olay oluyor. Sosyal medya yıkılıyor. "Asalım, keselim, hapse tıkalım, aynısını ona da yapalım, hapishanede çürüsün". Sonra ertesi haftasonu yasal bir protesto düzenleniyor hayvan haklarıyla ilgili. Meydanlarda hepi topu iki yüz üç yüz kişi. Hep aynı yüzler. Dün hak arayan bugün de arıyor. Yığın hep aynı. Kimseyi yanımıza çekemiyoruz. Sıra hak aramaya gelince klavye delikanlıları sırra kadem basıyorlar. Ara ki bulasın ! Yok. Yok. Yok ! Yine yürümek, slogan atmak, devletten hayvan haklarının iyileştirilmesini istemek bize düşüyor. Ayşe Teyze'ye, Hasan Abi'ye..

Ben artık bıktım. Anlıyor musunuz? Yanlız kalmaktan usandım. İşine gelince herkes hayvan seviyor. Hatta bir kısmımız evlerinde hayvan besliyor. Peki ya sokak hayvanları ? Onlar için bir şey yapıyor muyuz ? Yok ! Niye ? Çünkü kendi hayvanınız evinizde güvende. Varsın dünya yansın. İşte bu zihniyet yüzünden kitleler büyüyemiyor. Sesimiz gür çıkmıyor. Sayımız yüz'lerle biçiliyor. Kimse yüz'lerle ilgilenmez. Bunu biliyoruz.

Protesto etme. Tamam. Ama bir şeyler yap. Çevrene duyarlı ol. Sağına soluna bak. İhtiyacı olana bir kap su bir kap mama bırak. Olmadı, başlarını okşa. Bunu çok görme bari. Herkesten aktif bir mücadele beklemek hayalcilik olur. Ama bunun yolları var. Çok meşgulsündür, iş yerindeki hayvanı doyur. Bedensel engelin vardır, camına ekmek kırıntıları ve su bırak. Yardım etmek o kadar kolay ki. Kalbinin sesini dinle.

Her gün aynı korkuyla uyanıyorum, biliyor musunuz ? Sokaktaki kedilerim, köpeklerim ne alemde ? Acaba başlarına bir iş geldi mi ? Araba çarptı mı ya da daha kötüsü insan musallat oldu mu ? Geceyi sağ salim atlatabildiler mi ? Birini bile görmezsem huzursuzlanıyorum. Bu paranoyayı yaşamakta da haklıyım; çünkü bir pazar sabahı aldılar götürdüler yavru kedilerimi. Hepimiz sıcak yataklarımızda habersizce uyurken çöp poşetlerine doldurdular onları. Kurtarabildiklerimizi kurtardık, kalanlarsa yok oldu. Bir daha hiçbirini göremedim. Anlıyor musunuz ?

İşin medyatik boyutu söz konusu olduğunda herkes aslan parçası. En ateşli hayvansever. Ama ne zamanki kameralar başka yöne dönüyor, işte orda geriye yüz'ler kalıyor. Sonra sil baştan. Buna ne zaman dur diyeceğiz ? Bu suçları işleyen insanlar aramızda dolanıyor. Farkında mısınız ? Ceza görüp tedavi edilmedikleri sürece de bu cinayetlerin ardı arkası kesilmeyecek. Artık yeter. Çıkın şu evlerinizden ve yasalar çerçevesinde mücadele ederek sesinizi yükseltin. Sokakta zarar gören bir hayvanın başına gelen bir gün sizin hayvanınızın da başına gelmeyeceğinin bir garantsi mi var ?

Varolmak haktır. Dünyada hepimize yer var. Bu unutulmasın işte. Sokak hayvanlarının yeri ne ormanlar, ne deney laboratuarları, ne de mezarlar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder