60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

1 Şubat 2014 Cumartesi

Hard Rocka Doyduk Çok Şükür

Yabancıların, özellikle de Amerikalıların son zamanlarda sıkça kullandığı bir deyim var ya T.G.I.F (Thanks God, It's Friday!-Allahım saol sonunda cuma!) diye, dün de ben o kafadaydım. Uzun zamandır bir konsere gidip kafayı gözü dağıtasım vardı. Hep aynı yüzleri görmekten bunalmış vaziyetteyim. Adaya filan taşınmak istiyorum, organik tarım da yaparım misler gibi. Neyse konu bu değil.

Adını bir Charles Dickens romanından (David Copperfield) alan ve 70'lerde fırtına gibi esen (ama zamanla üyelerinden bazıları mefta olan) ünlü İngiliz hard rock grubu Uriah Heep, dün Jolly Joker Ankara'daydı. Oldukça yorgun bir günün ardından ilaç gibi geldi vesselam. Her ne kadar ayakta bile güçlükle duracak vaziyetteyken rock konserine gitme fikri kulağa salakça da gelse.. Rockçıyız biz rockçı, hüloğğğ !!


Konsere dakikalar kala ben de dualara başladım. "Nolur Against the Odds'u çalsınlar". O da ne ? Adamlar korku filmlerinden fırlama enstrumantel bir parçanın ardından sahneye çıktılar ve açılışı Against the Odds'la yaptılar.. Ben tabii mort oracıkta. Şaka maka tonton gitarist aynı zamanda da pamuk dede olan Mick Box'ın burnunun dibinde, amfilerin yanı başında o şarkıyı dinliyorum. İzlediğim en etkileyici konser açılışlarından biriydi gerçekten. Geçen yaz izlediğim ne Iron Maiden ne de Anthrax böyle sıkı bir giriş yapmadılar. Yanlız bir tavsiye. Siz siz olun amfilerin dibinden konser izlemeyin. Hani coştuk ettik ama kulaklar pert oldu. Bir ara suratımız, elbiselerimiz bile sallandı zangır zangır. Aman diyeyim.

Bol wah-wah destekli Overload'la devam ettiler. Box abimiz -eline sağlık- hoş bir solo attı arada. Hemen ertesinde Traveller In Time dedik. Konser zaten benim için orada bitti; çünkü ben o üç şarkıya razıydım. Ama bu kadarla kalmadı. Sağolsunlar eskilerden devam ettiler ve gönüllerimizi kazandılar. Hard rocka doyduk çok şükür.

Sunrise'da bizim coşkumuza kapılmış olmalılar ki solist Bernie Shaw, şarkının sonundaki vokalde çığlığa abandı da abandı. Bir ara "aha gitti boğazı" dedim içimden. Neyse eski toprak, bişicik olmadı reyise. Bu arada Bernie abi de gördüğüm en şeker sahne insanlarından biri. Pantolonunun yanında duran silah kılıfı gibi şeyin içine ara sıra mikrofonunu sokması ve parlak gri topuklu ayakkabıları hafızalara yer etti.

I'm Ready, Stealin', Between Two Worlds, Nail On the Head (deli gibi coşturdu), Into the Wild derken sıra Gypsy'e geldi. Mis gibi okudular şarkıyı. Look At Yourself'ten sonra gecenin en ateşli iki parçası -July Morning ve Lady In Black- üstüste okundu ve dakikalar boyu eşlik ettik. Gitarist Box, Lady In Black'i anons ederken şarkının kendisinden "a happy hippie song" (mutlu bir hippi şarkısı) olarak bahsetti. Bir kez daha tebessüm ettirdi pamuk amca. Sonra sahneden ayrıldılar ve birkaç dakika içinde bis için geri döndüler.

Sahneye çalacakları şarkıda headbang yapmaları için kızları davet ettiler. İlk başta bir genç kız hariç kimse oralı olmadı. Ama Bernie abimiz "Hadi ama İstanbul ve Antalya seyircisi bu kadar utangaç değildi" diyince millet galeyana geldi ve ipini koparan sahneye çıktı. 50'li yaşlarını yaşayan ve sahneye çıkan kısa saçlı teyze.. Medeni cesaretinin yarısı bizde olsa keşke. Helal olsun dedirtti ve heavy metal formatında icra edilen Free and Easy eşliğinde ablalar kafalarını sallayıp dans ettiler. Bu arada benim de boynum koptu konser boyu. Deli gibi salladık kafayı gözü. Bir şarkı iki şarkı derken sonu bulduk kafayı sallaya sallaya. Easy Livin' ile de final yaptılar.

Şarkı sonunda Box abi sonunda bizi gördü ve bulunduğum yere penasını fırlattı. Şans eseri penayı da kapmış oldum. Sonra da grup elemanları ile tek tek tokalaşıp geceyi tamamladık.


Sözün özü, eğer önümüzdeki sene ya da bir başka zamanda yeniden gelirlerse bir kez daha kendilerini izlemek isterim. Tüm yorgunluğumu aldılar bir buçuk iki saatte (çaktırmayın eve gittiğimde enkaza döndüm).

Not: Bu arada sanatçılar için iyi bir izleyici kitlesi çok önemli. Çünkü dün bir kez daha şunu fark ettim seyirci ne kadar pozitif enerji içerisinde olur, şarkılara eşlik eder ve en önemlisi eğlenirse sahnedekilerin de enerjisi yükseliyor ve onlarda daha başka bir şevkle şarkılarını okuyorlar. Bernie abimiz bizden memnun kaldı sanırım. Hal ve hareketlerinden öyle geldi bana. Adam şarkılar ilerledikçe daha kendini ortaya koyarak şarkıları okudu. Hayret ki Türk seyircisi bu geceyi mahvetmedi. Nadir bir şey..

Not 2: Geçen seneki Joker performansını da Against the Odds ile açtılar. İşte kaydı (konser sırasında bu kayıtta da görülen arka planının bizim tarafımızdan hazırlandığını söylediler):

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder