60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

27 Şubat 2014 Perşembe

Anna Magnani ve Roma Açık Şehir


"Bütün yollar Roma Açık Şehir'e çıkar" - Jean-Luc Godard

İtalyan sinemasının unutulmaz isimlerinden Anna Magnani ve Aldo Fabrizi'nin başrollerini paylaştığı 1945 yapımı ünlü Rossellini filmi "Roma, Citta Aperta (Roma Açık Şehir)", SineBellek etkinliği kapsamında Kızılay Büyülüfener Sineması'nda geçtiğimiz gün gösterildi. Gösterim sonrasındaysa Bilkent Üniversitesi İletişim Bölüm Başkanı'nın katılımıyla filmin okuması yapıldı. Filme geçmeden önce bir hatırlatma yapmak istiyorum. Eğer filmi izlemek istiyorsanız bugün ikinci ve son gösterim saat 19:00'da gerçekleştirilecek. Vakti ve ilgisi olan herkese duyrulur.

Film, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi işgali (aslında yarı-işgal desek daha doğru, Roma bir açık şehir ilan edilmiş) altındaki Roma'da işgalci güçlere karşı direnen bir grup insanın yaşadıklarını anlatıyor. Peki kim bu direnişçiler ? Sokak çocukları, dindar bir papaz (Fabrizi), atesit bir adam ve hamile bir kadın (Magnani).


İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının öncü filmi olarak kabul edilen ve senaryosunda yardımcı yazar olarak Federico Fellini'nin de imzası olan Roma Açık Şehir'i aradan geçen 70 yıla rağmen hala özel kılan bir kaç nokta var. Belki günümüzde artık işgaller ve savaşlar kolay kolay gerçekleşmiyor ama sistemin uluslararası baskısı ve buna direnmeye çalışan insanların mücadelesini filmde görmek mümkün. Nazilerin yerini günümüzde kapitalizm almış diyebiliriz. Ayrıca bu mücadelede zıt kutupların (papaz-ateist) üst bir amaç uğruna sırt sırta vermeleri de günümüzde yaşanan olayları andırıyor. Ukranya örneği gibi. 


Ama kuşkusuz filmi bu deni değerli kılan en önemli unsur unutulmaz çekimleri ve kalburüstü oyunculukları. Günümüzde bile etkileyiciliğinden bir şey kaybetmeyen sorgulama/işkence sahnesi ve Pina'nın (Magnani) yakalanan ve kamyona bindirilen direnişçilerin arkasından umutsuzca feryat ederek koştuğu sahne gibi. Sinema tarihinin en unutulmaz anlarından biridir kuşkusuz.


Son olarak filmin Roma'nın müttefikler tarafından kurtarılmasından 6 ay gibi kısa bir süre sonra çekilmiş olması da ilginç bir nokta. Böylece yönetmen ekstra savaş dekorları kullanmak yerine savaştan yeni çıkmış bir Roma'yı arkasına alarak çok daha gerçekçi bir yol seçmiş. Tüm zamanların en etkileyici dram/savaş filmlerinden biri.

Unutulmaz Replik: "Ölmenin zor bir tarafı yok. Zor olansa yaşamak" - Papaz Don Pietro Pellegrini

4 yorum:

  1. Annemin en favori filmlerinden biri bu, çok etkilenmiş. Ben seyredip seyretmediğimi hatırlamıyorum iyi mi? Akşam 19:00'da Only Lovers Left Alive'a gidiyoruz Büyülü Fener'de, nasıl denk gelmiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim de favorilerimden biri. Gerçekten çarpıcı bir film. Spielbergvari ucuz ajitasyonları da yok bu filmde. Savaş neyse, o şekilde aynen gösterilmiş. İzlememiş olabilirsin çünkü o koşuş sahnesini unutmak çok zor. Ya ben de o filmi çok merak ediyorum ama vakit ayıramadım bir türlü. Tilda ablamıza ayıp oldu :/

      Sil
    2. Şimdi geldim, film çok güzel, seyretmen lazım. Ben de Roma Açık Şehir'in dvd'sini alayım :)

      Sil
    3. Ben de La Grande Bellazza'yı seyrettim. Gerçekten etkileyici bir film. "Güzel" bir film :) Jagten'dense bu filmin Oscar'ı kapmasını istiyorum.

      Sil