60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

3 Ocak 2014 Cuma

Sinema Artık Yok !

19 yıldır bu ülke topraklarında nice sinemaseverin yetişmesine (ve kendilerini geliştirmesine) vesile olmuş ve yıllar boyu bizleri sinemadan haberdar etmiş olan emektar Sinema Dergisi, Turkuvaz Yayın Grubu yönetiminin kararıyla geçtiğimiz ayın son günlerinde apar topar kapatıldı. Kapatma gerekçesi olarak derginin "yeternice karlı" olmadığı açıklandı.

Yeni yıl filan derken arada kaynadı; ama bu konuda iki üç satır bir şey yazmam gerektiğini hissediyorum; çünkü ben de derginin sadık okuyucularından biriydim ve bu beklenmedik veda gerçekten beni üzdü. Dahası öfkelendirdi.

Aynı zamanda Sinema dergisinde de yazan Atilla Dorsay'ın T24'teki yazısında belirttiğine göre derginin tirajı 10 bin civarıydı. Bu sektörde yer almadığım için bu sayının ne kadar "karlı" olup olmadığını bilmiyorum; ama derginin kendisinin Türkiye'nin önde gelen ve popüler sinema dergilerinden biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Hoş, ülkemizde zaten kaç tane sinema dergisi yayımlanıyor ki ? Bir elin parmaklarını geçmez herhalde bu sayı. Şimdi Sinema gitti. Son kalemiz Altyazı kaldı. O da giderse..

Her ay düzenli olarak aldığım nadir dergilerden biriydi Sinema. İçinde çeşitli yerli/yabancı festivallerden izlenimler, röportajlar, yeni çıkan dvd/blurayler hakkında kısa inceleme yazıları ve tabii ki film analizleri yer alıyordu. Bununla beraber "Sinema koleksiyon" adını verdikleri, bir yüzünde belli bir filmin (genelde klasik eski dönem filmleri) önemli bir sahnesinden kesit bulunan, diğer yüzündeyse film (ve sahne) hakkında kısa bir bilgilendirme notu bulunan karton ürünler de derginin alametifarikalarından biriydi. Ayrıca son sayılarında "sinema tarihinin unutulmaz karakterleri" adını verdikleri güzel bir köşe ayırmışlardı.

Dediğim gibi üzgünüm ve sitem doluyum. Paraya endeksli bir dünyada yaşadığımızın farkındayım elbette; ama bazı şeyler vardır ki parayla satın alınamaz. Maddi ederiyle paha biçilemez. Sinema dergisi kendileri için yeterince "kar" getirmiyor olabilir. Ama biz sinemaseverlere kattığı şeyler düşünülünce işin maddi boyutu önemsizleşiyor.

Sonuçta bu ülkede iyi kötü bir sinema sektörü var ve gelişmesi hepimizin temennisi. Eğer siz böyle güzide yayınları kaldırırsanız bu insanlar gerçek sinemadan bihaber yetişecektir. Bazıları çıkıyor "Sinemamız gelişiyor" diyor. Evet, bir yılda çekilen Türk yapımlarının sayısı rekor düzeye ulaştı son yıllarda. Ama dişe dokunur nitelikli olanların sayısı hala az sayıda. Dünya sinemasından haberdar eden yayınlar olmadığı sürece insanlar gişe rekorları kıran ucuz komedi filmleriyle yetinecek ve sinemadan beklentilerini düşüreceklerdir. Sen onları Avrupa sinemasıyla, Pasolini'yle, Bergman'la filan tanıştırmazsan bu halk için sinema avam komedi işlerinden ibaret olacak ve talepte bu doğrultuda olacaktır. Böylelikle de Türk sineması beklenen seviyeye hiçbir zaman ulaşamayacaktır.

Güle güle eski dost.

2 yorum:

  1. Kaç kişi işsiz kaldı kimbilir bir anda, bari Altyazı alayım düzenli olarak, onların da başına gelmesin bu felaket.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen. Altyazı çatısı altında birleşmek lazım. Yoksa ülkede sinema dergisi kalmayacak. Şaka gibi.

      Sil