60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

25 Ocak 2014 Cumartesi

Mim Vaaar

Bir kaç gündür aklımdan mim yapmak geçiyordu; ama bir türlü iş güç derken elim değmedi. Zaten adam gibi sorular da bulamadım. Saolsun Bayansilvia beni bu dertten kurtardı. Cevaplamak için birbirinden güzel kitaplı sorularla mimledi Arka Sokaklar'ı. Kendisine bir kez daha teşekkür ediyorum. En kısa zamanda ben de bir mim misillemesi yapacağım :)

* * *

1- Şimdiye kadar okuduğunuz kitaplardaki en gerçekçi ikili ilişki hangi kitapta ve kimler arasında oldu?
İlginç bir cevap olacak; ama Fitzgerald'ın Muhteşem Gatsby kitabında Daisy ve Jay Gatsby'nin arasındaki ikili ilişki diyebilirim. Her ne kadar kitapta fazlasıyla düşsel ve masalsı olarak ele alınsa da o buruk aşk ilişkisini günümüzde herhangi bir ayrı düşen iki insanın durumuna uyarlayabilirsin.


2-Kitaplarda hangi tür insan tipinin yer almasını istersiniz?
Drama seven bir insan olduğumdan mütevellit kitaplarda kaybeden, görmezden gelinen, sistem içerisinde sancılar çeken ve çevresindekiler tarafından "öteki" olarak görülen insanların yer almasını tercih ederim. Burroughs, Fante, Salinger ve Joyce kitaplarında böyle insanlara sıkça yer veriyor.

3-Hangi iki kitap türünü birbirine karıştırmak istersiniz?
Distopyayı korku ile karıştırsalar tadından yenmez bence. Distpoyanın özünde zaten korku potansiyeli var. Onu ortaya çıkarmak da yazara düşüyor. Kötücül bir dünya tasviri yeterince ürkütücü. İyi bir distopya okuyucusu olduğumu düşünüyorum ve şimdiye kadar aradığım bu özellikleri hiçbirinde tam olarak bulamadım. Yazarlara burdan duyrulur. Ortaya karışık istiyorum. "Bana bu ocağın başını çağırın. Ocakbaşııı.." Tamam kötüydü bu espriyi burda kullanmam -_-

4-Betimlemeler ne derece önemlidir?
Aslında kitabına göre değişir. Eğer Virginia Woolf tarzı bir şeyler okuyorsam betimlemelere hiç gerek duymam. Önemli olan orada karakterlerin iç dünyaları ve monologları. Zaten Woolf'un kendisi de betimleme tarzı işlerden pek hazetmiyor. Dalgalar'da dış dünyayı tamamen yıkıyor. Ama okuduğum bir dönem kitabıysa ya da fantastik bir öyküyse mutlaka betimlemelere ihtiyaç duyarım. Sonuçta hepimiz bilmem kaçıncı yüzyılda bilmem nerenin nasıl göründüğünü bilmiyoruz. O dokuyu tadabilmek için. Günümüzde, bildiğimiz bir şehirde dahi geçse Ahmet Ustanın dükkanının içini, Fatma teyzenin bahçesini merak ediyor insan. Tek şartla, abartmadan ! Balzac beyefendinin iki, üç sayfa boyu soluksuz süren bahçe betimlemesi gibi olacaksa hiç olmasın daha iyi. Adam resmen extended edition yapmış yahu :D

(Balzac'ın "başımla beraber abi" temalı fotoğrafı) 

5- Kitaplarda ana karakteri en gerçekçi kılan ve onu sevdiren özellik nedir?

En önemlisi karakterin ayaklarının yere basması. Bazen öyle portreler çiziyorlar ki onun kurgu olduğu her halinden belli oluyor. Ama bu tabii yazarın kalem gücünden kaynaklı bir durum. Mesela Yüzüklerin Efendisi gibi yüzde yüz kurgu ürünü olduğu aşikar bir romandaki karakterler fazlasıyla gerçekçi durmakta. Gandalf'a dokunabilir hatta sokakta yürürken onun gibisinden biriyle karşılaşabileceğinizi hissediyorsunuz. Sevdiren özellik içinse geçmişinin gizemler barındırması derim ben de. Bir karakteri okurken onun tüm backgroundunun önümüze löp diye bırakılması hoşuma gitmiyor. Yazarların biraz da okuyucularına yer bırakması lazım ki bizler kafamızda eksik parçaları dilediğimiz gibi dolduralım.

* * *

Kimleri mimlesem diye düşündüğümde aklıma gelen ilk isimlerin tamamı Fermina ve Bayansilvia tarafından mimlendiği için şimdilik mimi devam ettiremiyorum. Ama bulacağım birilerini :D

2 yorum:

  1. Ahhahahha "başımla beraber abi" :D
    Çok kıskandım cevaplarını, ne güzel yazmışsın. Aradan biraz zaman geçince karakterlerin adlarını unutuyorum ben Gandalf falan olmadıkları sürece :)

    YanıtlaSil