60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

12 Ocak 2014 Pazar

Dost Musun Düşman Mı ?

Zamanında sayfamda adından sıkça ve övgüyle bahsettiğim Kızılay Dost Kitabevi son bir kaç aydır iyiden iyiye bozulmaya başladı. Şöyle ki ne zaman gitsem çalışanların somurtkan yüzlerinden ve kaba tavırlarından çekiyorum. Birkaç örnek vermek istiyorum:

Kitap bakıyorum. Yanımda da yerden raflara kadar kitap yığılı. Belli ki yeni gelmişler ve raflara yerleştirilmek üzere orada bekliyorlar. Görevli benden rica ediyor "pardon çekilebilir misiniz". Kitapları alabileceği kadar boş yer olmasına rağmen yer veriyorum ve aradığım kitabı gözlerimle taramaya devam ediyorum. Bir daha "pardon?". Yine çekiliyorum. Kitap yığını hala orada. Görevli bir daha geliyor ve bir kez daha beni oradan uzaklaştırarak yığından birkaç kitap alıp uzaklaşıyor. Ve bu diyalog birkaç kere daha tekrar ediyor.

Bunda ne var diyebilirsiniz. Ama ben gerçekten rahatsız oldum. İnsanın sorası geliyor: "E be adam, madem bu kitapları raflara dizeceksin, neden X Edebiyatı'nın tam önüne yığmışsın ?"  Kaldı ki kitaplar başka edebiyatlara ait ! Belli ki o saatte orası kısmen boş duruyor diye kitapları oraya boşaltmışlar. Yapamazsın arkadaş. Git depona ya da alt kata filan koy. Oradan taşı. Çalışma saatleri içerisinde bu tarz getir götür tarzı işlerin yapılması bence gayet gayri ciddi. Kimse kusura bakmasın. Bu kitapların açılış saatinden önce ya da sonra yerleştirilmesi lazım.

Bir de bu görevliler son zamanlarda iyice somurtkan ve baştan savmacı olmaya başladı. Bir şey soruyorsun insanı sorduğuna pişman ediyorlar. Bir surat bir surat. Sanki adama fizik problemi sorduk. Alt tarafı önündeki bilgisayara gireceksin adını. Ne var bunda ? Taş taşıyormuşcasına tavırlar. Bazen cevap bile vermiyorlar. "Aa diğer danışmaya sorun". Gidiyorsun diğer danışmaya, adam yok ! Böyle arada pinball topu gibi gidip geliyorsun. Sonra da tabii küfrü basıp çıkıyorsun.

Ayrıca nerede duracaklarını da bilemez olmuşlar. Tam rafın önünde duruyorlar. Ben böyle çekilmelerini istercesine bakış atınca da "niye çekiliyorum" gibilerinden bakışlarla karşılık verip yüzüme boş boş bakıyorlar. Kardeşim ne işin var orada ? Hem kitapları kapamışın koca cüssenle sonra da tavuğuna kışt demişim gibi bakıyorsun. Çekil işte.

Bilmiyorum ben de mi sorun; ama bu tarz şeyler canımı sıkıyor. Bu ülkede yaşamak zaten zor. Bir de böyle saçma sapan tavırlarla uğraşmak insanı bezdiriyor. Hiç kitap filan almayalım lan. Oturup dizi izleyelim her akşam. En iyisi. Okumak neymiş..

Ne derler bilirsiniz. Cehalet mutluluktur.

6 yorum:

  1. Dost'ta biraz yılların alternatifsiz kitabevi olmanın şımarıklığı var sanırım. Sen, ben tavırlarına gıcık da kapsak çılgın gibi kitap satılıyor, herkes ilk olarak gidip Dost'a bakıyor. Son zamanlarda anca önünde birini bekliyorsam girip içeri de bakıyorum ne yalan söyleyeyim. Bir de Tunalı'daki küçük Dost'un çalışanları nispeten daha sevimli, oraya gidiyorum.
    Dost'un sırtı yere gelmez artık, Konur'daki yerleri için verdikleri kirayı duyunca gözlerim yerinden fırlamıştı. O yüzden Kuğulu Pasajı'ndaki Devr-İ Alem'e gidiyorum, hala Robinson Crusoe'dan sipariş veriyorum ara ara, onun dışında da internette neresi denk gelirse alıyorum indirimli mindirimli. Yer gök kitap oldu, ne açgözlü insanmışım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle. Dost resmen tekel oldu Kızılay ve çevresinde. Neyse ki alternatifleri var. Avm içerisinde bulunsa da Kentpark'taki Arkadaş'ı çok seviyorum. Hem yabancı dillerdeki yayınlar daha fazla Dost'a göre. Hesse'nin orjinal dilinde Der Steppenwolf'unu görünce ağzım açık kalmıştı. Dost'ta sadece ucuz İngilizce kitaplar ve artık sokaklarda bile satılan Penguin serisi var. Tunalı şubeleri bence de görece daha sevimli ve sıcak. Eskiden daha iyiydi orası. Sonra bir haller oldu. Üst katı filan kapandı. Sanırım müzik ve sinemayla ilgili bir şeyler satılmıyor artık orada ? Bayadır uğramadığım için son durumu bilmiyorum :D A bir de Tunalı'daki şubede kedi vardı ^^

      Ben de İdefix müşterisiyim aslında ama şu son kitap fuarında benim siparişleri amiyane tabirle p*ç ettikleri için artık onlarla çalışmayı düşünmüyorum. Valla benim de ev doldu taştı artık kitapçı gezmeye cesaret edemiyorum. Gözüm kayıveriyor ve "kitap almasa ölecek hastalığı"m depreşiyor :D

      Sil
    2. Kediyi ne zamandır görmüyorum, bir sorayım bir dahaki gidişimde. Alt katta biraz sinema kitabı falan var ama çok heyecan verici bir durum yok haklısın. Arjantin'de bir Bookish Store var, hep duyuyorum, İngilizce kitap satıyorlar, oraya gittin mi hiç?
      Ay şu yukardaki yorumu yazdım, gittim gene 5 tane kitap siparişi verdim. Ama yeni çıkanlar falan, ne yapak almayak mı, okumayak mı? :D

      Sil
    3. AHAHAHA ! Hepimiz kitap almasa ölecek hastalığından muzdaribiz anlaşılan. Benim de hala aklımda. Yarın çıkışta kitapevlerini gezsem mi acaba diye. Kendimi zor tutuyorum. Kitapevine girince şöyle oluyorum: >_> v_v v_v <_< v_v O_O (kitabı aldı)

      Bookish Store'a gitmek nasip olmadı daha ama İngilizce kitap satıyorlarsa mutlaka bir iki hafta içinde ziyaret ederim. Öneri için teşekkürler ;)

      Sil
  2. Dost kitabevi'nin son durumu cidden hoş değilmiş. Öğrenciyken kitaplarımı hep oradan alırdım. Dost kartımla dostca alışverişler yapardım.
    Şimdi internet kitapçılığı hızla popüler hale geliyor. Belki de ondan muzdariplerdir :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında ben hala kitapları kendi gözümle seçip onlara dokunarak alma taraftarıyım. O yüzden pek internetten kitap almaya yanaşmıyorum. Ama şu da var ki çok hesaplı indirimler, kampanyalar oluyor çeşitli sitelerde. Normalde ödeyeceğiniz miktarın yarısını hatta bazen daha fazlasını düşüyorlar :)

      Sil