60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

6 Ocak 2014 Pazartesi

Ankara Kitap Fuarı'ndan İzlenimler

Benim soğuk ve gri kentim Ankara'dan kucak dolusu sevgiler (berbat bir giriş oldu ya neyse..). Her pazar olduğu gibi bu pazar da "napsak" krizlerine girdik ve çareyi 8.Ankara Kitap Fuarı'nı ziyaret etmekte bulduk. Hoş, yakın zamanda yüklü miktarda kitap aldığım ve kendi kendime "bu kitaplar bitmeden yenisini almak yok Zihin" şeklinde sözler versem de sözümde duramadım. Dayanamadım ve yine kitapları doldurdum poşetlere. "Kitap almasa ölecek" sendromu sanırım bu yaşadığım.

Hafızam yanıltmıyorsa fuar ikinci sefer Congresium çatısı altında. Geçen sene gidememiştim; ama medyadan takip ettiğim kadarıyla imza günü için gelen Türkan Şoray yüzünden ciddi bir izdiham olmuştu. Mekan seçimini başarılı buldum. Ulaşımı görece kolay ve giriş ücreti temsili (öğrenci beleş, yetişkin 1 lira). Otopark da ücretsiz. Yazar burada "her şey beleş, nerde beleş oraya yerleş" demek istiyor. Pazar günü olduğundan mütevellit yoğunluk beklediğim gibiydi. Çoluk çocuk genç yaşlı hınca hınç doluydu fuar alanı. İnsan seli içinde işi akışına bıraktık ve yüze yüze stantlar arasında dolandık. Kimi zaman ayaklara bastık, kimi zamansa bizimkiler çiğnendi. Ama tek parça halinde kalmayı başardık ! Nice.

İndirimler, imza günleri ve en güzeli sahaf sokağı ! Geçmişe yolculuk yaptık. Leonard Cohen, Genesis, Madonna, BeeGees, Tina Turner plaklarına kocaman sarıldık. Gazete manşetleriyle geçmişe kendimizce ışık tuttuk, siyasi okumalar yaptık. Kullanılmış kartpostallar, film afişleri derken sahaflardan rotamızı yeni kitaplara çevirdik.

Gözüm Altı Kırkbeş ve Ayrıntı Yayınları'nı aradı. Ya fuara katılmadılar ya da gözümden kaçtı. En çok zamanı -tahmin edeceğiniz üzere- Sel Yayınları'nda geçirdim. Son dönemde biribirnden güzel kitaplar bastılar, saolsunlar. Az para gömmedim o yayınlara :D Güler yüzlü görevlileriyle ufak tefek paylaşımlarda bulunduk ayaküstü. Capote, Steinbeck, Ballard ve Elliot'ın kitaplarını aldım. Bakalım ne ara okuyacağım. Evde okunmayı bekleyen o kadar fazla kitap birikti ki.

Özet geç derseniz; bir Ankara pazarında yapılabilecek en mantıklı şey bu fuarı gezmek olsa gerek. 12'sine kadar kapıları açık. Son 5-6 gün yani. Elinizi çabuk tutun. İlgilenenlere duyrulur :)

5 yorum:

  1. Ahahahah Capote'sini kaptığım sen değilsin di mi? :D Bir günle kaçırmışız birbirimizi. Danışmadaki kızlara iki kere danışmam gerekti, ikisinde de boş baktılar, ben de bunu ekleyeyim. Ayrıntı ve Altıkırkbeş'i ben de görmedim, Sel'e yüklendim, sahafların da çoğu nakit çalışıyordu, sona bırakınca şiştim elimde banka kartımla. Gidip plak bakayım bak iyi hatırlattın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yok ben değilim ahaha :D Cidden fuarın yıldızı Sel'di (gerçi ben Sel kitaplarının hayranı olduğum için pek tarafsız yaklaştığım söylenemez). Bence büyük yayınevlerinde ciddi sorunlar vardı. Adamlar piyasada kolaylıkla elde edeceğimiz ucuz kitaplarını getirmişler resmen. İnsanın sorası geliyor tabii "hocam bunlar zaten 1-2 lira farkla satılıyor, fuarın esprisi nerde kaldı" diye. De bişi demedim tabii. Sel neredeyse tüm külliyatını getirmiş oraya. Tebrik etmeli.

      Sel'in tek eksiği şuydu. Ocak ayında yeni çıkanlar listesinde görünen kitapları yoktu. Yeni Steinbeck ve Canetti kitaplarını alamadım. Onlar eksik kaldı. Nese.

      Sil
  2. Daha önce ki bir fuarda da ben büyük bir yayın evine sizin içinizden geçeni direk sormuştum , oyyy yay gibim oldular , çok keyif vericiydi izlemesi ama bu kadar da cürretkar olmamalı insan :) gerçekten de bi espirisi olmuyor böyle durumlar da gitmenin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahahaha iyiymiş :) Ya ben de çok böylesi çıkışlar yapıyorum yeri geldi mi ama sürekli çevremden "Zihin yine mi" nidaları yükseldiği için artık uslu çocuk olup gıkımı çıkarmıyorum :I

      Sil
    2. Toplumun farklı olanı eritmesi , hangimiz asimile olmadı ki sevgili Zihin ;) Belki de bazen bananeci olmak en iyisidir ?!

      Sil