60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

22 Kasım 2013 Cuma

Elton John - The Diving Board (2013)


Oldum olası Elton John'un yaptığı işleri sevdim. Adamda şeytan tüyü mü var, yoksa gerçekten altına imzasını attığı her iş mi iyi bilemedim. Özellikle Goodbye Yellow Brick Road, Don't Shoot Me I'm Only The Piano Player ve Captain Fantastic and the Brown Dirt Cowboy albümleri rock'n roll külliyatı için oldukça önemli albümler. Onları dinlemeden rock'n roll destanında bir şeyler eksik kalacaktır. Dile kolay, John Lennon zamanında Elton John'u "Beatles'dan bu yana yeni birşeyler yapan tek kişi" olarak nitelemiş ve övgülere boğmuştur.

Her ne kadar 80'lerin pop furyasına kendini kaptırarak kariyerine yakışmayacak kalitede albümlere imza attıysa da Elton John zamanla popüler müzikten elini eteğini büyük ölçüde çekmeyi başardı ve daha olgun, daha kişisel albümler yapmaya başladı. 90'ların ortasından itibaren piyasaya sürdüğü albümlerine bir bakın. Neredeyse tamamı için başyapıt diyebiliriz. Özellikle 2010 yılında uzun yıllardır kayıt yapmayan efsane sanatçı Leon Russell'la çıkardıkları (ve bir şarkıda Neil Young'ın da konuk olduğu) The Union, son zamanların en sağlam rock albümlerinden biriydi. Zamanında The Union'a tam not vermiştim zaten.


The Union'ın çıktığı günlerde Elton John şöyle bir açıklamada bulunmuştu: "Artık pop kayıtları yapmak zorunda değilim. Sanatçının kendi tabiriyle "en piano ağırlıklı albümü" olan The Diving Board'un ayak sesleri ta o zamandan işitiliyordu.

Sanatçının otuz birinci stüdyo albümü The Diving Board, Eylül ayının ortasında satışa sunuldu ve listelerde hatrı sayılır bir başarı elde etti. Albüm, İngiltere listelerine 3 numaradan, Amerika listelerine ise 4 numaradan giriş yaptı. Her ne kadar The Diving Board, yine bir Elton John-Bernie Taupin çalışması olsa da sanatçının 1979 yılında çıkardığı Victim of Love albümünden bu yana ilk defa emektar grup elemanları olmadan kaydettiği ilk albüm özelliğini de taşıyor. Yapımcılığını ise The Union'ın da yapımcılığını üstlenen T-Bone Burnett üstlenmiş.


Yayınlanan ilk tekli Home Again, aslında albümün haleti ruhiyesini çok iyi yansıtmakta. Yazımın başında da belirttiğim gibi The Diving Board, piano ağırlıkta, dingin ve olgun bir albüm. 70'lerin kışkırtıcı ve gürültücü glam rock kayıtlarını bu albümde beklemeyin.

Albümün açılış parçası Oceans Away, sözleriyle Leonard Cohen şarkılarını anımsatan sakin ve yetişkin bir eser. 60'lı yaşların ortasında bir kimseye yaraşır olgunlukta bir şarkı. Özellikle şarkının bitişi ve bir sonraki şarkıya, Oscar Wilde Gets Out'a bağlanışı başarılı. Oscar Wilde Gets Out, harikulade melodisi, John'un vokalinin notalarla olan muhteşem uyumu ve görkemli düzenlemesiyle albümün dikkat çeken parçalarının başında geliyor. Modern bir Elton John klasiği olarak nitelendirsek çok da ileri gitmiş sayılmayız sanırım ? Defalarca üst üste dinlense bile görkeminden bir şey kaybetmiyor.


Sir Elton John, her ne kadar İngiliz olsa da oldum olası damarlarında Amerikan kanı dolandığına inanmışımdır. A Town Called Jubilee de buna iyi bir örnek. Arka plandaki kadın vokallerle birlikte nakaratı gospel şarkılarını andırıyor. Açılışındaki kısa piano melodisiyle dinleyenleri daha ilk saniyelerde kendine bağlayan ve Elton John'un harika vurgulamalarıyla eşlik ettiği  The Ballad of Blind Tom ise albümün en dikkat çekici şarkılarından biri. John, 1849-1908 yılları arasında yaşamış olan ve engeline rağmen çocuk yaşta yeteneğiyle dikkatleri üzerine çeken ünlü piyanist Blind Tom Wiggins'e de böylelikle selam göndermeyi unutmuyor.

The Diving Board, sanatçının diğer albümlerinde görmeye alışık olmadığımız ara geçişlere sahip. Dream adını verdiği ve üç farklı versiyonu bulunan bu ara geçişler albümün aralarına serpiştirilerek güzel bir atmosfer sağlanmış. Elton John'un konserlerinde yaptığı gibi şarkı arası geçişleri enstrumantel kısa parçalarla yapması çok hoşuma gitti. İlk ara geçiş Dream #1'ın ertesinde başlayan My Quicksand ise albümün ağır toplarından biri. Bünyede geçici hasarlara sebep olacak cinsten melankolik bir parça. Home Again ise Elton John'un güçlü ve duygu yüklü vokalleriyle dikkat çeken etkileyici bir şarkı. Albümün genelinde olduğu gibi melodik ve ağırbaşlı.


Belki artık Goodbye Yellow Brick Road'taki falsettolarından eser yok; ama emin olun Elton John'un sesi yaşına ve tüm yaşadıklarına rağmen (bir zamanlar uyuşturucuyla başı fena halde dertteydi) hala güçlü ve dengeli. 2010 yılında Ankara'da verdiği konserde de buna canlı olarak tanıklık etmiştik hatırlayacak olursanız. Kendisi hiç şüphesiz yaşayan son büyük rock efsanelerinden biri ve her daim albümleri dinlenmeye değer. Daha ikinci albümünde gözden düşen yıldızların hüküm sürdüğü günümüz müzik sektörü için The Diving Board, bir kaç beden büyük gelir.

Bunları Dinlemek Lazım: Oceans Away, Oscar Wilde Gets Out, The Ballad of Blind Tom, Home Again, My Quicksand

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder