60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

16 Kasım 2013 Cumartesi

Çığlık Çığlığa Warhol Dolu Bir Sabah

  -Warhol'un Çığlık yorumlarından biri-

Bu korkunç ve grotesk başlıktan sonra yazıya nasıl başlayacağım hiç bilmiyorum. Neyse..

Efendim bildiğiniz gibi memur şehri gri Ankara'mız son yıllarda sanat konusunda kendini geliştiriyor. Ne gibi ? Artık ünlü sanatçıların sergilerini görmek için fellik fellik İstanbul'a bilet almaya ve yollara dökülmeye gerek kalmıyor (çoğnulukla). (Sapa bir yerde konumlanmasına rağmen) Cermodern, bu süreçte önemli rol üstlenmiş durumda. Zira şimdiye kadar birbirinden güzel sergilere imza attılar.

Daha önce Cermodern'de Salvador Dali, Mehmet Turgut "Rock'N Frame!" ve Visions of Mexican Art sergilerine gitmiş, ziyadesiyle memnun kalmıştım. Ama sanırım şimdiye kadar hiçbirinden Munch/Warhol sergisi kadar etkilenmedim.

"Munch/Warhol", gerçekten özenle hazırlanmış özel bir sergi. Sanatseverlerin kaçırmaması gereken cinsten. Karanlık ve melankoli kokan Munch eserlerinin eşsiz Warhol yorumlarıyla (ki bu Warhol'lardan bazıları ilk defa sergileniyor) birlikte yanyana görmek heyecan verici. Her ne kadar Warhol'un kendisinden pek hazetmesem de iş eserlerine gelince orda susuyor ve şapkamı çıkarıyorum. Adam yapmış gençler. Özellikle Warhol'un, Munch'ün unutulmaz varoluşçu eseri Çığlık'a getirdiği yorumlar çarpıcı.

Haftasonuna güzel bir başlangıç için ideal bir sergi. Zihin'den Ankaralı dostlarına söylemesi :)

Not: Munch/Warhol sergisini Cermodern'de 5 Ocak 2014 tarihine kadar gezebilirsiniz. Ayrıca gelmişken alt kattaki sergi salonunda bulunan Aykut Tanrıseven'in Hayata Bakış sergisine de bir göz atın derim ;_)

7 yorum:

  1. Munch'u ne kadar seviyorsam Warhol'a da o kadar gıcığım ama sesimi kesip hafta içi bir gün gideceğim, çok merak ediyorum.
    Kartpostal falan var mıydı? En son Van Gogh atraksiyonunda vardı geçen sene; sergilerle ilgili hiçbir şey satmıyorlar, bozuluyorum, süvenir seven biriyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Warhol'un sanatçı ve eşcinsel kimliğininin gereğinden fazla göze sokulduğunu düşünüyorum. Hareketlerinde "Bak ben gay bir bohemim ve çok büyük bir sanatçıyım" seziyorum hep. Yapmacık buldum hep kendisini. Ama konu eserlerine gelince gerçekten hakkını vermek lazım adamın. Kendisine ben de gıcığım; ama sergiyi gezdikten sonra bu önyargım kısmen kırıldı :)

      Süvenir var store kısmında. Ancak fiyatları tabii tuzlu. Munch'ün bir eserini poster şeklinde satın alabilirsin ya da Munch/Warhol sergisini özetleyen "biraz" pahalı bir kitap. Ayıptır söylemesi yanımda o kadar olmadığı için alamadım :D Ama normalde ben de sergiyle ilgili şeyler toplamaya çalışırım :) Güzel bir alışkanlık bence.

      Sil
    2. Bir de işin kötüsü çoğu güzel işin ya altında ya da kenarında imzası var Warhol dayının. Lou Reed, Patti Smith, Bob Dylan, Velvet Underground, Nico, Edie Sedgwick, Joe Dallesandro ve daha nice bohem sanatçının yolları bu adamla kesişmiş. Onlardan bahsederken bir şekilde Warhol'dan da bahsetmek gerekiyor :/

      Sil
    3. Of çok güzel bir belgesel seyrettim bir kaç sene önce, sanat nasıl para etmeye başladı, nasıl bir piyasa haline geldi falan üzerine. Warhol tabi ki başköşedeydi kendi reklamını fütursuzca yapan ve bunu çok iyi yapan biri olarak. Belgeselin adını bulup yazarım buraya, seversin gibime geliyor.

      Sil
    4. Uuu merak ettim şimdi o_O Anlattığın kadarıyla hoşuma gidecek cinsten bir belgesel.

      Sil
  2. Ben o belgeseli bulana kadar şuna bir göz atabilirsin aslında, British Music & Street Style, tarihi, gelişimi, ilişkiler falan. Çok güzel :)
    http://vimeo.com/52431977

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzleyip en kısa zamanda yorumumu yazacağım ;) Teşekkürler.

      Sil