60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

12 Ekim 2013 Cumartesi

Cher - Closer to the Truth (2013)



Pop müziğin eskimeyen sesi Cher, 12 yıllık uzun bir sessizliğin ardından 25.stüdyo albümü Closer to the Truth ile bir kez daha karşımızda. Pop müziğe autotuneu getiren, kırk yıldır sahnelerden inmeyen, listelerde bir numara olan en yaşlı kadın şarkıcı ünvanlı ve tüm zamanların en büyük eşcinsel ikonlarından biri kabul edilen unutlmaz bir isim. 

En son 2001 yılında çıkardığı Living Proof ile Amerika listelerinde hatrı sayılır bir başarı (1 milyonun üstünde albüm satışı ve listelerde 9 numarayı görmesi) elde eden Cher, o günden bugüne Burlesque filmi için kaydettiği iki şarkı hariç yeni bir müzikal hareketin içinde yer almadı. Zamanını 2008-11 yılları arasında Las Vegas'ta bulunan Caesars Palace'ta sahne alarak geçiren efsane sanatçı turne bitiminde nihayet stüdyoya girdi ve ortaya bu güzel iş çıktı. Closer to the Truth, beklenenin üzerinde bir başarıya imza atarak Amerikan listelerinde 3 numarayı gördü ki daha önce hiçbir Cher albümü listelerde bu kadar yükselememişti. Believe bile..



Ne yalan söyleyeyim, Cher'in yeni bir albüm üzerinde çalıştığını duyduğumda çıkacak işten pek umudum yoktu. Sonuçta uzun zamandan beridir piyasadan uzak kalmış bir isim. İlerleyen yaşı (67) da cabası. Ancak Cher, bir kez daha bizleri şaşırtmayı başardı. Arkasına aldığı genç isimlerle (P!nk ve Scissor Sisters'tan Jake Shears) gençlik iksirini içen emektar şarkıcı, bizlere yarısı birbirinden hareketli ve dinamik dans hitleri; kalan yarısı da balladlarla bezeli güzel bir albüm armağan etti.

Bu kadar "yatak-döşekli Cher" resimleri yeter diyenlerinize kulak veriyor ve şarkılara geçiyorum.


Albümün açılış parçası Woman's World'ün klibini daha önce sayfamda paylaşmış ve şarkıyı beğendiğimi ifade etmiştim. House ve disco öğeleriyle yedirilmiş, basit sözler üzerine kurulu, Avrupa dans pistlerinin havasını barındıran hareketli bir şarkı. Anlaşılan o ki Cher, Beyoncé'nin izinden gitmeye niyet etmiş ve yıllardır korudğu güçlü kadın imajını da hesaba katarak ortaya böyle feminist bir şarkı çıkarmış.

Take It Like a Man, Jake Shears vokalleriyle desteklenmiş bir şarkı ve albümün omurgasını oluşturan dans hitlerinin başını çekiyor. Cher'in malum autotune denemelerinden birine daha tanıklık ediyoruz şarkıda. İddia ediyorum, bu şarkı tekli olarak piyasaya sunulursa dans listelerini kasıp kavurur. Ciddi bir potansiyele sahip. Cher'in hayran kitlesinin hatrı sayılır bir bölümünü eşcinsellerin oluşturduğu düşünülürse şimdiden yılın gay-marşı olmaya aday. Yeni turnesinde görkemli bir şovla destekleneceğinden eminim.


Yavaş tempoda başlayan ve her geçen saniyede temposunu arttıran bir şarkı My Love. Tipik bir Cher balladı gibi başlıyor ve gizliden gizliye dans pistlerine göz kırpıyor. Şarkı bestesinden ziyade sözleriyle ön plana çıkıyor:

"You're not alone
'Cause I found a place where you can belong
Somewhere you know you can run to
So if you need me to hold you
You can be my love"

Albümün en iyi ve ne yazık ki en kısa şarkısı ise hiç şüphesiz Dressed to Kill. Believe dönemini andıran, dinleyenleri dans ettirmeye yeminli dinamik bir dans parçası. 

"I'm dressed to kill and you know that I will
We're dancing in the dark with my hands around your heart
Oh, heads will roll and blood will spill
But how can you resist when baby I am dressed to kill"

Bunu dinleyipte kılını kıpırdatmadan duracak bir insan evladı olduğunu zannetmem. Büyük ihtimalle kliplendirilecektir. Cher'in sene sonunda çıkacağı yeni dünya turnesine de Dressed to Kill ismini verdiğini hatırlatalım.

Albümün dans bölümündeki tek zayıf halkayıysa Red oluşturmakta. Isınamadım. Cher değil de Ke$ha ya da Lady Gaga okusa sanki daha çok yakışırmış onlara. Bilemedim.

Lovers Forever ise Kylie Minogue esintili ateşli ve kıpır kıpır bir şarkı. Closer to the Truth'un dans bölümünün böylesi güzel, disko esintili bir şarkıyla kapatılması yerinde bir karar olmuş. Bu şarkının da yeni turnede güzel bir şovla sunulacağından eminim. Belki de bir Cher klasiği olan bir başka disko parçası Take Me Home ile beraber sergilenebilir. Kim bilir..


Ve geldik albümün slow şarkılarına.. 

I Walk Alone, "tipik Cher balladları"na benzemiyor. P!nk'in elinden çıkma bir şarkı ve şarkıcının kendisi de şarkıdaki arka vokallerde Cher'e eşlik etmekte. Banjo ezgileriyle başlayan bu orta tempo şarkı, albümün hareketli ilk yarısı ile görece olarak daha yavaş diğer yarısı arasında geçiş şarkısı olarak görev görüyor adeta.

Albümün ilk yarısını oluşturan dans parçalarında falso vermeden ilerleyen Cher, ne yazık ki albümün kalan yarısında aynı performansı sergileyemiyor ve kendisinin en iyi olduğu alanda yani balladlarda bekleneni veremiyor. 

Zira Cher'in "evde tek başına dinlemelik" olarak nitelendirdiği albümün bu ikinci yarısında sadece Sirens ve albümden çıkacak olan ikinci tekli olarak duyurulan I Hope You Find It hoşuma gitti. Kalan şarkılar ne yazık ki fazlasıyla "tipik Cher ballad"ı. İkinci dinleyişe olanak vermiyorlar ve yeni bir şeyler sunma konusunda başarısızlar.



Albümün deluxe basımı ise başarısız. Standard baskının yanında üç yeni (?) şarkı ekleyen bu basımda birbirinden grotesk iki yeni dans parçası (I Don't Have to Sleep To Dream ve Pride) mevcut. Üçüncü şarkı ise, kendisini Burlesque filmiyle tanıdığımız ve Cher'in bence son yirmi yılda yaptığı bence en iyi iş olan, bol ödüllü power-balladı You Haven't Seen the Last of Me

Korkarım bundan sonra yaptığı her yeni albüme bu şarkıyı eklecek. Neyse..

İşin özü, Closer to the Truth, piyasanın durgun olduğu bu günlerde pop müzik severlere ilaç gibi gelecek başarılı bir geri dönüş albümü. Dansetmek isteyenlere dans parçaları, efkarlanmak isteyenlereyse bol bol ballad. İsteyen istediğini bulabilir bu albümde arkadaş !

Bunları Dinlemek Lazım: Woman's World, Take It Like a Man, Dressed to Kill, I Walk Alone, I Hope You Find It

* * *

Cher, geçtiğimiz günlerde albümünün tanıtımını yapmak için Avrupa'ya ufak çapta bir çıkarma yaptı.


Ayrıca sanatçı geçtiğimiz günlerde Today Show'a katılarak sabahın köründe işlerine gitmekte olan Amerikalılara yeni şarkılarını ve tabii ki okumaktan bir türlü sıkılmadığı Believe'i canlı canlı okudu. Sanatçı, verdiği röportajlarda sesinin düne göre daha güçlü olduğunu ve buna kendisinin de şaşırdığını söyledi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder