60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Yazıklar Olsun

Çünkü geriye diyecek başka şey kalmadı. Toplum olarak kamplaşma iklimine o kadar alışmışız ki; ramazan gibi birleştirici, manevi değere sahip, özel bir dönem de bile birbirimizi kucaklamaktan aciz düşmüşüz. Bugünleri de gördük ya...

Gazeteler ve sosyal medyada hep aynı başlık: "iki iftar". Sürekli bir taraf yaratma arzusudur almış başını gitmekte. Evet, Taksim'de dün yaşanan şey "iki farklı iftar sofrasıydı". Ama "iki iftar" da ne demek oluyor ? İftarın öbürü berikisi mi olur ? İftar iftardır. Allah rızası için kurarsın sofranı. Açarsın herkese kapını. Kimseye "öteki beriki" demezsin. Sofranın bereketi için uzatılan her eli tutarsın. Ama biz bu geleneği unutalı çok olmuş.

Bir tarafta Taksim'in göbeğinde işi gövde gösterisine çeviren bir belediye, öbür yandaysa adeta alternatif bir iftar sofrası yaratma arzusu. O an orada olan samimi insanlar için bir şey diyemem elbette. Bana düşen tek şey "Allah kabul etsin" demek olur. Sonuçta kimsenin kalbini, niyetini okuyamayız. Ondan "sen şov yaptın, sen oruç tutmuyorsun, inanmıyorsun" demek, keskin sözler söylemek bize düşmez. Böyle şeyleri diyenler, insanları yargılayanlar da bilsinler ki yanlış yapıyorlar; çünkü niyetleri okuyacak olan bizler değiliz.

Ama açıkçası dün yaşanan tablo içimi sızlattı. Hep beraber tek bir sofranın çevresinde toplanmak varken bu kutuplaşma niye ?

Ne olurdu göstericiler iftar sofrasında iken "boyun eğme" gibi siyasi içerikli şeyler üzerlerinde taşımasa ve polis de tomalarını kenara çekip iki sofranın birleşmesine izin verseydi. Ne olurdu ?

Birlik ve beraberlik duygularımızın körelmesine gün be gün izin veriyoruz.

Ramazan iklimini bile siyasileştirdik el birliğiyle. Aferin bizlere.

Yabancılaşıyoruz.

Kaybediyoruz.

Allah affetsin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder