60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

9 Temmuz 2013 Salı

Pet Shop Boys - Electric (2013)

  

Siz de benim gibi 26 Haziran akşamı yapılması planlanan; ama Gezi Olayları neticesinde iptal edilen Pet Shop Boys konseri yüzünden biraz buruk olabilirsiniz. Üzülmeyin, eğlence bitmiş sayılmaz; çünkü gece daha yeni başlıyor ve ünlü İngiliz ikili yeni albümleri Electric'le bizleri dans pistine davet ediyor. 

Efsane ikilinin Parlophone çatısı altında çıkardıkları son albüm niteliği taşıyan bir önceki albümleri Elysium'un dumanı daha üstündeyken yeni bir albüm üzerinde çalıştıkları haberini almıştık. Yayınlanan ilk single olan Axis'ten anladığımız kadarıyla grup köklerine dönme sinyalleri veriyordu. Yanıltmadılar. Retro synthpop olarak tanımlayabileceğimiz albüm, ilk saniyesinden son saniyesine kadar bizlere sınırsız eğlence vaadediyor. 

Axis, 80'ler synthpop ruhunun 2000'lerin dans altyapılarıyla harmanmasıyla ortaya çıkmış enfes bir açılış parçası. Dinleyiciyi daha ilk anda avcuna alıyor ve albüm için gerekli girizgahı yapıyor. Bana göre PSB'nin son dönemde yaptığı en iyi işlerden birisi.


Bolshy ise adeta bir "köklere dönüş" şarkısı. Kışkırtıcı, eğlenceli ve bir o kadar tehlikeli bir şarkı. Albümün öne çıkan parçalarından biri. Kliple desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum. Grubun ilk dönem şarkılarını andırıyor ve uzun süresine (5 dakika 45 saniye) rağmen dans ritminden ödün vermiyor.

Oysa yine 80'lerden izler taşıyan ve gayet başarılı bir açılışa sahip olan Love Is A Bourgeois Construct için aynı şeyi söylemek güç. Zira şarkının "anlamsız" uzun olması, kendisini ziyadesiyle hantal bir yapıya kavuşturmuş. Bir süreden sonra şarkıdan koptuğunuzu hissediyorsunuz. Eğer bu şarkı bir radio editiyle beraber tekli olarak piyasaya sürülürse çok daha keyif veren bir şarkı halini alacağından eminim; çünkü altyapısı oldukça başarılı.

Albüm previewları içerisinde beni en çok heyecanlandıran parçalardan biri de Fluorescent'tı. Karanlık bir sounda sahip olan şarkı, her ne kadar "tipik" synthpop kalıpları üstünden yol alsa da günümüz tekno anlayışını bütünleştiren harika bir sentez. Remixlerini dört gözle bekliyorum bu şarkının.


Inside a Dream için birş eyler demek güç; çünkü albümün geneline göre oldukça zayıf bir şarkı ve bariz bir şekilde sırıtıyor. Ortaya güçlü bir iş çıkarılmak istendiği aşikar; ama başarısız olunduğu da bir gerçek.

Electric'te yer alacak şarkıları incelerken dikkatimi çeken parçalardan biri de Bruce Springsteen coverı olan The Last to Die'dı. Albümün belki de "en olgun" parçası olarak nitelendirebileceğimiz bu başarılı cover, tüm başarısını Tennant'ın eşsiz vokaline ve arka fonda süregelen "four on the floor" beatlere borçlu. Oldukça güçlü bir şarkı.

Böylesi enerjik ve eğlenceli bir albüme de Vocal gibi bir kapanış parçası yakışırdı. Her ne kadar bu şarkı ilk izlenimlerde beni yeterince tatmin edemese de zamanla aslında ne kadar özenle hazırlandığını farkettim ve şarkının müthiş club beatlerine yenik düştüm. Zaten efsane ikili de Electric Turnesi'ni bu şarkı ile kapatıyor ki fevkalade yerinde bir tercih.

* * *
Kısacası Electric, 80'ler havasını soluyan ama 2000'lerin house ve club müziğinden beslenen ele avuca sığmayan zıpır bir albüm. Gecelerin uzun olduğu bu günlerde Electric'in bizlere iyi bir arkadaş olacağa benziyor.

Gönül isterdi ki bu şarkıları canlı canlı dinleyip, doyasıya kopalım.. Olmadı.

Bunları Dinlemek Lazım: Axis, Bolshy, Fluorescent, The Last to Die, Vocal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder