60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

18 Ocak 2013 Cuma

Patti Smith - Banga



Dün akşam Forever More and More ile sabahın üç buçuğuna kadar yaptığımız Patti Smith muhabbetinden sonra Patti'nin yeni albümü "Banga" hakkında iki kelam etmek istedim. Aslında geçen sene albüm hakkında bir yazı yazacaktım; ama ne olduysa unutuldu gitti. Neyse.

Aslında Patti'nin uzun zamandır sesi soluğu çıkmıyordu. Geçen senelerde kaleme aldığı müthiş biyografi kitabı " Just Kids (Çoluk Çocuk)"u saymazsak.. En son 2007'de toplama bir cover albüm yapmıştı "Twelve" isminde. Gayet iyi bir albümdü ve listelerde de kayda değer bir başarı elde etmişti. 2012 yazında ise "Banga" ismini verdiği, ayakları yere sağlam basan bir rock albümüyle tekrardan müzik dünyasına geri döndü.


"Banga" enteresan bir albüm; çünkü içinde haddinden fazla referans barındırmakta. Şarkıların önemli bir kısmı, bazı isimlere ithaf edilmiş. İki sene önce trajik biçimde kaybettiğimiz Amy Winehouse'u anlatan "This Is the Girl", 2011 yılında Japonya'da yaşanan deprem sonrası hayatını kaybedenlere saygı duruşunda bulunan "Fuji-san", yine aynı sene ölen Paris'te Son Tango'nun unutulmaz yıldızı Maria Schneider'a selam çakan "Maria", doğa anayı anlatan "Constantine's Dream" ve Johnny Depp'e doğum günü şarkısı olarak ithaf edilen "Nine" gibi.

Patti bu albümde köklerine dönmüş diyebiliriz. Bir kere albümün kayıtları efsanevi kayıt stüdyosu Electric Lady Studios'da yapılmış. Rock dünyasının köşetaşlarından biri olarak kabul edilen bu stüdyoda geçmişte kimler kayıt yapmadı ki ? Bob Dylan, John Lennon, Jimi Hendrix, David Bowie, Rolling Stones,..

Albüm, Amerigo Vespucci'nin yolculuğunu anlatan "Amerigo" parçası ile açılıyor. Hafif bir piyano melodisi ve prelude tadında Patti'nin sakince mırıldandığı bir şiir ile başlayan şarkı gitgide temposunu arttırıyor. Şarkı boyunca Patti'ye yaylılar enfes bir biçimde eşlik ediyor. Ruhani bir havası var sanki. Bilemedim. Özellikle "Hey wake up (hey uyan)" kısmı insanda farklı şeyler uyandırıyor.

Tatlı bir açılış parçasını da albümden çıkan ilk ve tek single olan "April Fool" takip ediyor. 2012 yazının en çok dinlediğim parçalarından biriydi. Melodisi ilk dinleyişte sizi kavrıyor ve bir daha da bırakmıyor. Şurada bir parantez açmakta yarar görüyorum; şarkının sadece melodisi değil aynı zamanda güçlü sözleri de sizi kendine hayran bırakıyor. Her zamanki asi kız işte.

"Fuji-san" Patti'nin eski punk günlerine göz kırpıyor adeta. Her ne kadar eski Patti kadar hırçın bir kızla karşılaşmasakta ruhunun bir yerinde hala o punk alevi hissediliyor. Amy Winehouse'u anlatan "This Is the Girl" ise albümün en sağlam balladlarından biri. Uygun bir anda dinlenirse en güçlü kaleleri bile yıkacak güçte !

27'ler Klübünün son kurbanı biricik Amy.

Ve geldik albümün en hırçın şarkısına; "Banga" ! Evet, Patti de şarkı boyunca aynen bu şekilde bağırıyor: Bangaaaaa ! "Fuji-san"da net olarak seçilemeyen punk ruhu bu şarkıda adeta fışkırıyor ve doğal olarak 70'lerdeki Patti gözlerimizin önüne geliyor. Şarkıya gitarı ile (yakın dostu) Johnny Depp eşlik ediyor ayrıca.

"Maria", Patti'nin kendi deyimiyle albümdeki en duygusal parça. Bence sadece bu albümün değil, tüm Patti diskografisinin de en güçlü balladlarından biri. Dinlerken Patti'nin içli vokaliyle yüreğinizin titreyeceğine eminim.

Paris'te Son Tango'nun unutulmaz yıldızı Maria Schneider

"Dün gece Konya'da bir ses, beni ok kürsüsüne götürdü, işittin mi?" dizeleri ile açılan "Mosaic" barındırdığı Doğu tınılarıyla eşsiz bir şarkı. Dinlerken melodiye kapılıp transa geçmemek elde değil. Bir nevi şaman ayini !

Albümün son şarkısı ise bir Neil Young coverı, "After the Gold Rush". Bir önceki albümünde de Young'ın "Helpless" şarkısını başarıyla yorumlayan Patti, bu şarkının da altından kalkmayı bilmiş ve albümü sessiz sakin bir biçimde kapatmayı uygun görmüş. Şarkıya geri vokal yapan çocuk korosu ise şarkının en naif tarafı.

Dinlemeden Olmaz: April Fool, Mosaic, Banga, This Is the Girl, Maria

1 yorum:

  1. Patti. Güçlü hatun.
    Just Kids'le daha da çok tanıdım onu. Kitaptan onlarca alıntısı var ayırdığım.
    Johnny'e nine'ı bir tanedir.

    Aklımda hep güçlü bir kadın olarak kalacak bu hatun. Hayran olunası kadar güçlü.

    YanıtlaSil