60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

26 Ocak 2013 Cumartesi

MYLÈ101:Introduction to Mylène Farmer


Tüm zamanların en başarılı Fransız kadın şarkıcısı olarak kabul edilen Mylène Farmer, yanlızca başarılı bir popstar değil. Aynı zamanda mistik ve gizemli bir sanatçı da. Bugüne kadar 30 milyondan fazla albüm satan Farmer, otuz yıla yaklaşan kariyeri boyunca olabildiğince basından uzak durmuş bir sanatçı. Fransız olmasına rağmen Kaliforniya'da ikamet eden Farmer'ın bu tutumu onu dönemin diğer pop sanatçılarından daha farklı kılıyor; çünkü kimse onun hakkında fazla birşey bilmiyor. Kırk yılda bir ekran karşısına çıkıyor ve canı istedi mi röportaj veriyor. Günümüz popçuları gibi her an ekran karşısında değil yani. Onun hakkında bildiklerimiz koreografilerini kendi hazırladığı harika sahne şovları ve imza attığı provokatif video kliplerden ibaret.


Sanatçının müzik dünyasına girişi aslında fazlasıyla gürültülü patırtılı olmuş. Zira ilk albümden çıkan tekililerden "Libertine"e 1986 baharında çekilen ve on buçuk dakika süren softcore erotik film tadındaki müzik videosu o zamana kadar çekilmiş en "aykırı" klip olarak kabul edilmekte. Ekranlarda çırılçıplak bir kadının göründüğü ilk video klip olma özelliğini taşıyan "Libertine" aslında üstad Stanley Kubrick'in başyapıtları arasında gösterilen Barry Lyndon filmine bir saygı duruşu niteliğinde. Madonna daha o zamanlar seks furyasını başlatmamış, Amerikan diskolarının gediklisi bir popçu.


Kısa film tadındaki video kliplere bir süre daha devam eden Mylène, tüm kariyeri boyunca artan seksapelitesi ve çektiği marjinal (ve yer yer sanatsal değer taşıyan) klipler yüzünden çoğu kez ağır ithamlarla karşı karşıya kaldı. Hatta anavatanı Fransa'da konu Farmer olunca insanlar hemencecik ikiye ayrılır; Mylène'e delicesine hayran olanlar ve ondan delicesine nefret eden, onu bir "fahişe" olarak görenler. Aslında bu keskin ayrımı anlamak o kadar da zor değil; çünkü muhafazakarlığın hakim olduğu 80'ler dünyasında ekran karşısına anadan doğma çıkmak cesaret isteyen bir iş. Sonucunda büyük bir kitlenin hedefi olmak kaçınılmaz. Bir nevi post-Gainsbourg.


Her daim hüzünlü bakan gözleri ve ışıldayan gülümsemesiyle gönüllerde taht kurmuş olan Farmer'ı bir gün sahnede canlı olarak izlemek en büyük hayallerimden biri. Ancak bu sadece naif bir düş olarak kalacağa benziyor; çünkü çıktığı turneler her zaman Avrupa'nın sadece belli bir bölümünü kapsıyor. Fransa, Rusya (ki Fransızlardan sonraki en büyük hayran topluluğunu Ruslar oluşturmakta) ve Belçika dışında konser verdiği bir ülke neredeyse yok. O yüzden kendisini izlemek istiyorsak, Fransa'ya gitmek şart (onu çekici kılan şeylerden biri daha-ayağına gitmemiz lazım!!). Ama bu da yeterli değil; çünkü biletleri çıktığı anda tükeniyor. Biletleri almak için bir, bilemediniz iki saat gibi kısa bir süreniz var. Farmer biletleri bahsettiğim ülkelerde peynir ekmek gibi satılıyor. Öyle ki 2013 turnesinin biletleri 2012 yılı bitmeden birkaç gün içinde tükeniverdi.


90'lı yıllarla beraber bünyesine rock ve electronic soundunu da katan sanatçı bugün 51 yaşında ve hala 80'li yıllardaki cazibesinden bir şeyler kaybetmiş değil. Belki eskisi kadar ses getiren klipler çekmiyor olabilir, doğrudur; ama sahne şovlarını her geçen gün bir üst boyuta taşıdığı da bir gerçek. Her daim gizemli, her daim kışkırtıcı.. Amerika'nın Madonna'sı, Avusturalya'nın da Kylie'si varsa Avrupa'nın da Mylène'i var !

Bunları dinlemeden olmaz:

1) Optimistique-moi
2) Je te rends ton amour
3) Sans contrefaçon
4) California
5) XXL
6) C'est dans l'air
7) C'est une belle journée
8) Libertine
9) Je t'aime melancolie
10) Désenchantée






Not: (Meraklısı için) bir sonraki yazımda da Mylène Farmer en tournée ve Avant que l'ombre... à Bercy turnelerini yazacağım.




5 yorum:

  1. I'm the meraklısı o_O Aslında günümüzde çoğu popçunun olmak istediği karakter. Örneği yanlış yerde arıyorlar en büyük kayıp bu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lady Gaga da nasıl çaldı nasıl çaldı bu kadından :D

      Sil
  2. itiraf etmeliyim ki, okuyana kadar bilmiyordum. 1 klibini ve bir de sahnesini izledim. gerçekten farklı, fransızları hep sevmişimdir zaten. :)
    birazdan ayrıntılı bir araştırma yapıp albümlerine de bakacağım.

    teşekkür ederiz bu güzel sanatçıyı biz bilmeyenlere kattığın için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne mutlu bana, yazım amacına ulaşmış :)

      Değerli yorumlarınız için teşekkürler :)

      Sil
  3. Kendisini dinlerken haz alıyorum resmen.bu nasıl büyülü bir sestir. kaliforniyada yaşadığı doğru mu

    YanıtlaSil