60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

19 Aralık 2012 Çarşamba

Ben Bir Fahişeyim

Başlığı görünce durakladığınızı biliyorum. En azından tahmin edebiliyorum. Gelin nasıl fahişe olduğumu anlatayım sizlere. "Para karşılığında yapmak istemediğimiz işlerde çalıştığımız bu dünyada hepimiz fahişeyiz" der ünlü yönetmen, aydın, düşünür Jean-Luc Godard. Zamanında o adama duyduğum hayranlığı yazmıştım. Ya da laf arasında söylemiştim, hatırlayamıyorum. Benim fahişeliğim de buradan gelir işte. Sabah 8:30, akşam 19:30. Haftaiçi sürekli gider gelirim. Haftasonlarım ise bazen boş olur. Ama çoğunlukla kabus olur. Kimisi buna çalışma der kimisiyse kölelik. Özgür olduğumuzu sanarız.


Zamanında demişler bir kere; "Arbeit macht frei". Yani "çalışmak özgürleştirir". Böyle yazar Auschwitz toplama kampının kapısında. Hitler amcanızı hatırlamışsınızdır. Hani şu kötü çocuk. Bıyıklı filan. Dünyadaki bütün kötülüklerin kaynağı.. Kapitalizm böyle bir şey işte. Bir günah keçisi bulmaya görsün kendisinin bütün günahlarını o günahkar kişinin omuzlarına yığar. Adam da "kaka çocuk" ilan edilir ve kazanan yine "müttefikler" olur. Sizce günümüz kapitalizmi, Hitler'den daha masum birşey mi dersiniz ? Hiç sanmam. Hatta daha bile kötü diyebilirim. En azından Hitler baştan koymuş kötülük kurallarını. Niyetini belli etmiş.Kapitalizm ise her zaman yüzümüze gülmüş; ama aynı zamanda da bir taraflarımıza şemsiyeler sokup bizden açmamızı beklemiş. Bekliyor. Bekleyecek.Aman dikkat, açmayın !

Bizler çalışarak özgürleştiğimizi sanıyoruz. Bu numarayı göz göre göre yiyoruz yani. Bütün hafta it gibi çalışıyoruz. Kimimiz hastanede kimimiz bankada. Türlü türlü hapishanelerde çalışıyoruz ve "tüketme" özgürlüğümüz için paralar kazanıyoruz. "Tüketme" tarfileri alıyoruz kimi zaman. Buna bir de seviniyoruz ha ! Sonrası malum. Para tükeniyor ve hooop sil baştan hapishaneye dönüş.. Bazen yorulduğumu hissediyorum. Bu umutsuz döngü içerisinde dişlilerin arasında kalmaktan korkuyorum. Öyle dişliler ki bu dişliler.. Sistemin hantal dişlileri onlar. Lanet olsun onlara ! "Modern Times"a selam çak !

Bunu ne kadar reddedersem edeyim önünü alamıyorum. Yapmak istemediğim işleri yapmak zorunda bırakılıyorum. Meslek seçerken bile zamanında seçme şansı tanınmadı bizlere. "Şunları şunları seçin yoksa aç kalırsınız" dendi ve hayatlarımızın ortasına sıçıldı. Sıvamak bize düşüyor. Tuvalet kağıdı bile parayla iken !

Sanırım bir ömür boyu fahişe olarak kalacağım. Ne dersiniz ?



"..niye sattın vücudunu?
Daha mı kötü, dedi, satmaktan ruhumu?
Herkes, dedi, merak içinde
ölümden sonra hayat var mı diye.
Boşuna düşünürler
sanki hayat varmış gibi ölümden önce.."

3 yorum:

  1. Zihinnnnn yazdıklarının her harfinin pikseline katılıyorum hislerime tercüman olmuşsun gülümseyerek okudum yazının bir sırıtıştan çok acı bir gülümsemeydi bir yandan da çözümü şu zihin diyebileceğim bir cevap aradım ama bulamadım malesef ki bunun çözümü yok Charlie Amca 'da o zamandan sessiz sessiz göstermeye çalışmış ama insanoğlu işte biz kapitalist çukurun içinde debelendikçe daha da batıyoruz..

    YanıtlaSil
  2. yazıyı okudum okudum, sonuna geldiğimde teoman'ın fahişesi cuk diye oturmuş!
    Bu şarkı üzerine düşüncelerim bunlardı benim de. her dinlediğimde senin yazdığın fikirleri paylaşırım.

    "aslında derdim; çok gençsin daha
    yirmiyim dedi ama ruhum bin yaşında."

    YanıtlaSil
  3. harika yazmissin. ellerine saglik. hislerime tercuman oldun.

    YanıtlaSil