60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

1 Kasım 2012 Perşembe

7 Uzun Ay ve Bir Kısa An

7 ay olmuş.. Nedense bana yıllarmış gibi geldi. O kadar çok zaman geçirmişiz ki beraber. Sayısız anı birikmiş. Yaşadığım sitede geriye kalan kedilerimden -aynı zamanda içlerinde en çok sevdiğim- "Bisküvi"yi bir trafik kazasında kaybettik. Haberi birkaç saat önce aldım ve o andan beridir berbatım. Hayat durdu. O kadar bambaşka bir kediydi ki.. Size ne kadar anlatsam, anlayamazsınız. Çok güzel zamanlar geçirdik. Çok ! Kardeşim yerine koydum kendisini. Ben tek çocuktum.


İşte böyle melekler gibi uyurdu kapımızın önünde. Yedi aylık bir bebekti aslında. Şimdi kendisi yok. Geriye onun temiz yüzü ve benim pantolonumdaki sarı tüyleri kaldı. En son onu üç gece önce görmüştüm. Doya doya saatlerce oynamıştık. Hatta bir ara benden uzaklaşıp mahçup mahçup tuvaletini yapmaya gitmiş ve dönüşte çitlerin arkasından muzip bir bakış atmıştı. Onu son görüşüm oldu. O gecenin sabahında da kaza gerçekleşmiş. Bana bugün kazadan arda kalanları gösterdiler. Şöyle bir bakıp eve koştum. Kan izleri temizlenmesine rağmen izler boylu boyunca oracıkta duruyordu. O anı hayal etmemeye çalıştım. Tek tesellim "o an"ı yaşamamış olsam. O an orada olsaydım herhalde çıldırırdım.

Ne yazarsam yazayım hissettiklerimi hiç kimse anlamayacak, biliyorum. Ama en azıdan acıyı hafifletmek ve içimi dökmek için yazıyorum şu satırları. Beni en çok ne üzdü biliyor musunuz ? Ona hep takılırdık "kalın enseli" diye. Yağız bir kediydi ve onun boynunu sevmeye doyamazdık. Kaza günü araba Bisküvi'nin ensesine çarpmış ve görenlerin anlattığına göre boynundan çok kan kaybetmiş. Hemen onun kardeşi başına koşmuş ve başından bir an olsun ayrılmamış. Beni en çok işte bu üzdü.

Dedikleri gibi "yaşamak dediğin üç beş kısa mutlu andan ibaret". Ve o anlar o kadar çabuk gelip geçiyor ki..

Melekler korusun seni.

4 yorum:

  1. Başın sağolsun canım ya, kedilerini ne kadar sevdiğini, verdiğin mücadeleleri biliyorum önceki yazılarından da. O nedenle ne kadar üzüldüğünü tahmin edebiliyorum. Tek adam gibi beslediğim hayvan muhabbet kuşumu kaybettiğimde ben de çok üzülmüştüm, ki senin hayvan severliğinin yanına yaklaşmaz benim ilgim. Hala da hatırlarım, garip ama insanın ailesinden biri gibi oluyorlar gerçekten.Hiç büyümeyen çocuklar gibi. Ve tek çocuk olarak nasıl bağlandığını da az buçuk anlayabiliyorum.

    Tekrardan başın sağolsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok saol. Dediğine harfiyen katılıyorum insanın ailesinden biri gibi oluyorlar. Sadece bir canlıyı değil aynı zamanda bir dostu kaybetmiş gibi hissediyorum. Çünkü gerçekten onlar da gerçek dostluk denen şey var. Sanıldıkları gibi ne nankörler ne de aptallar. Hepsi çok akıllı. Kedisi de köpeği de. Ve hepsi de insandan daha vefalılar. Tek istedikleri biraz ilgi hepsi o. "Hiç büyümeyen çocuklar gibi". Ne güzel tanımlamışsın. Bisküvi ölmeden bir gece önce benle oynuyordu. Yerde bulduğu çikolata kutusuyla oynadı uzun uzun. Görmeliydin. Çok saf bir hali vardı. Kötülükten, fesatlıktan uzak.. Ayrılması çok zor. Hem de çok.

      Sil
  2. çok üzüldüm. bugün okuduğum 2. kedi ölüm haberi.
    başın sağolsun. ne diyeceğimi bilmiyorum ben böyle durumlarda. içimde yer etti resmen.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. O günden beridir rüyalarıma giriyor Bisküvi biliyor musun :/ Gerçekten bir dostu kaybetmek gibi.

      Sil