60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

5 Temmuz 2012 Perşembe

Ankara Semalarında Zaz'larken

Fransızca'ya ve Fransız kültürüne hayran olan ben, Zaz'ı çok önceden beri tanıyorum. Daha albümü filan yoktu. "Je Veux".. hiç yoktu ! Ne güzel dinliyorduk ağız tadıyla. O zamanlar sokaklarda söylüyordu hanım kızımız. Yanında gitar ve bas.. Sonra bir albüm çıkardı ki sormayın gitsin. Önüne gelen "Je veux"leyip durdu. Her gittiğim mekanda hayalet gibi peşimden geldi şarkı ve sonunda doğal olarak Zaz ve Zaz'a dair herşeyden nefret ettim. Neyse ki Zaz-Ankara Konseri haberini duyunca "popülizminiz batsın ülen" deyip aldım biletimi.

 
  Photo courtesy of  ZAZ - Türkiye Offical Facebook

ODTÜ Vişnelik Tesislerindeki Çim Amfi'deydi konser. 30 Haziran gecesi. Daha önce oraya hiç konser izlemeye gitmemiştim. Neyse gittik işte, o da ne ? Boğaziçi Köprüsü kadar kuyruk var mekanın önünde ! Ve erken gelmeme rağmen. Sanırsın Bruce Springsteen çıkacak o gece. Ben öyle saçma bir kuyruk daha görmedim. Madonna'da bile !!! Madonna'yı geçtim, geçen sene Ankara'ya gelen Elton John'da bu kadar kuyruk yoktu yahu ! Popülizm ve Face'cancılık bu demek ki.. Ankara seyircisinin kalitesi...

Zaten kitle kendini konser sırasında belli etti. Herkes köfte yemeye ve bira yudumlamaya gelmiş çimlerin üstünde. Ohhh. Bir görseniz bi sürü insan hazırlıklı gelmiş. Yorganıyla gelen mi ararsın, plaj havlusuyla mı ! Zaz çıktı, şarkılarını okuyor; millet tıkınıp duruyor. Alkışlayamıyor da tabii bunlar. Malum bir elde bira diğerinde köfte ekmek. Zor ! Darılmayın ama Türk seyircisi iğrenç ! Rezil. Kaç konsere gittim hayatımda birinde bile adam gibi bir kitle görmedim. Ya yemeğe geliyorlar ya da hava atmaya. Poz kesmeye ! Tabi ne oldu bi tek "jö vö" de ayağa kalktı insancıklar. "Heee hööö", en büyük" jö vö" diye söylediler. Yazık.

 Photo courtesy of  ZAZ - Türkiye Offical Facebook

Konsere gelirsem, bir kere Zaz kızımız pek eğlenceli. Kıpır kıpır. Bütün gece hoplayıp zıpladı. Davul çaldı, yerlere oturdu filan. İyidi yani. Edith Piaf'ı andık. Gözlerimizi kapatıp 1930'lara, Paris'e döndük. Kızımız sahnede Türkçe olarak "İnsan önce kendini sevmeli ki karşısındakini sevebilsin" dedi. Herşeyiyle güzel bir geceydi. Ama tek sorun Zaz'ın kondisyon eksikliğiydi. Zira "jö vö"ye gelene kadar kız tıkandı kaldı. Sesler çatlamaya başladı. Biraz az ye de spor yap yahu ! Olmaz böyle. Ama sempatiklikte 10 numara, o ayrı :)
 
 Photo courtesy of  ZAZ - Türkiye Offical Facebook

5 yorum:

  1. ZAZ 'ı Editf Piaf 'a benzerliğinden dolayı dinlemeye başlamıştım sonra bir de baktım popüler oluvermiş bir anda oldukça şaşırdım :)
    "Zaz çıktı, şarkılarını okuyor; millet tıkınıp duruyor. Alkışlayamıyor da tabii bunlar. Malum bir elde bira diğerinde köfte ekmek. Zor ! "

    Bu tespite çok güldüm .. Çok haklısın :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O benzetme hep yapılıyor ama canlı izledikten sonra bu iddianın yersiz olduğunu düşünüyorum. Yani tamam sevimliyiz filan ama sesimiz yok :/ Edith'cik nasıldı ama. Güldür güldür okuyordu. Toprağı bol olsun. Pek severim :(

      Sil
    2. Yiğidi öldür hakkını yeme demişler doğrudur ama dereyi görmeden paçaları sıvama da demişler yani diyeceğim o ki ben ne Edith 'i ne de ZAZ 'ı görmedim ikisini birbirne benzetiyorum yalnızca kayıtlarda dinlediğime göre canlı olarak ikisini de dinlemedim diyeceğim o ki belki de edith de canlı olarak dinlesek aynı seviyede bulabilirdik olamaz mı ?

      Sil
  2. popülaritesi yüzünden dinleyemediğim kızcağız bu. konser çok iyi geçmiş belli ama işte bizim insanımız. en büyük jövöymüş.

    eğer yapmadıysan bende mimin de var ;)

    YanıtlaSil