60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

7 Temmuz 2011 Perşembe

Ben Elton John gördüm

Hayaldi gerçek oldu..

Yok yok telaşa kapılmayın, bu siyasi bir yazı değil. Biliyor musunuz ben Elton John gördüm. Hıhı. Dün geldi Ankara'ya. Ankara, Ankara olalı böyle görkemli bir müzik organizasyonu görmemiştir. Bir daha göremeyebilir de. Evet can sıkıcı olaylarda yaşandı; ama şu kadarını rahatlıkla söyleyebilirim ki hayatımda izlediğim en eğlenceli en güzel konserdi. Şimdiden özledim Sir Elton John'u.

İsterseniz konserin detaylarına geçmeden "benim Elton Johnum"dan ve düne giden yolda neler yaşandı onlardan bahsedeyim. Ben birçok sanatçıyı takip ederim. Seveyim sevmeyeyim müzik piyasası beni her zaman geniş çapta ilgilendirmiştir. Metal piyasasını da takip ederim en harbi pop albümlerini de. Aralarında da elbet çok sevdiğim isimler çıkar. Hani yıllarca şarkılarını dinlersiniz, dvdlerini alır ama doyamaz konserine gitmek istersiniz. Belki de odanız posterleriyle kaplıdır. Evet, Elton John da benim için böyle bir isim. Hayatımın sayılı üç beş şarkıcısından biri. Cidden hayranı olduğum bir usta. Uzun yıllar onu canlı izlemek için adeta yanıp tutuştum. John "erişilmez" bir stardı gözümde. Değil konserini canlı izlemek dvdsini dahi bulsam deliriyorum. Öyle. Bundan birkaç ay önce bir arkadaşım sabahın köründe beni aradı ve bir haber veri; "Elton John Ankara'ya geliyor". Eh tabi önce inanamadım. Değil Türkiye, Ankara denince iyice "imkansız"laşıyor durum. Falan filan derken işte haber kesinleşti ve ayaktaki kategorinin satışa çıkan iki numaralı biletini aldım (şans!!). Elton John'u Ankara'da izlemek cidden bir hayaldi ve gerçekleşti. Çok mutlandım tabii.

Gelelim konsere. Normal şartlarda önden izlemek için baya saatler öncesinden mekanın önünde konuşlanmak lazım. Eh, ben de artık kendi çapımda bu konularda "kaşarlandığım" için konserin birkaç saat öncesinde mekana ulaştım. Bir de ne göreyim. Konsere üç saat kalmış, girişte sıra yok ! Bahçede ise toplasanız on beş yirmi kişi var. Bir dehşet duygusu kapladı bedenimi. "Ya iptal olursa"lar beynimi kemirmeye başladı. E boşuna demedim "şişme Türk seyircisi" diye.

Konser 20:00de başlaması gerekirken on dakika gecikmeli başladı. Tek sebebi seyircilerin kıçlarını kaldırıp zamanında mekana varamaması. Bir bakıyoruz daha millet girmeye çalışıyor, girenler de oturmuşlar yemek yiyorlar. Yabancılar bu konuda çok hassas. Başlama saati 20 yazıyorsa 20:01'de bile çıksalar içlerinde bir burukluk oluşur. Adamlar o kadar işlerini ciddiye alıyorlar. E tabi bizim ülkemizde sahne kültürü olmadığından o şaşkın zenginler "Aaaa 21den önce başlamazdı amaaa" nidalarıyla dehşete kapılarak şaraplarından son yudumları kurtarmak suretiyle "Funeral For A Friend" şakrısının başlmasıyla koşturmaya başladı. Abartısız, Elton beşinci altıncı şarkıyı okurken dahi oturmaya çalışan saygısızlar vardı. Evet bu saygısızlıktır. Yaptığınız TERBİYESİZLİK !! Sen kalkar, 64 yaşındaki bir müzisyenin piyano solosunun ortasında önden geçmeye çalışırsan.. Dahası var. Koca koca adamlar tuvalete çıktılar. Elton'ın önünden geçerek. Kaç yaşına gelmişler tuvaletlerini tutamıyorlar. Elton John belki onlardan daha yaşlı ama 2.5 saat boyunca hiçbir "ihtiyaç" molası vermedi. Neden ? Çünkü seyirciye saygısı var, ama seyircinin ona saygısı yok ! Her zamanki gibi berbat bir seyirci kitlesi mevcuttu. Sahanın yarısını viplere ayırmışlar ki alayı kalantor tiplerdi. Yerlerinden kımıldamaya üşenen, ruhları çekilmiş, Thriller klibinden fırlama tipler. "Ben niye geldim" bakışları atıyorlar. Elton alkış bekliyor onlarda adama ööööylece bakıyorlar. Allah'tan biz ayaktaki azınlık "azmış" vaziyetteydikte adama bağarıp alkışlayarak gaza getirdik. Yoksa viplere kalsak adam kafasını piyanoya sıkıştırıp intihar ederdi. O kadar ruhsuzdu seyirci. Crocodile rock'ta "la la la" kısmını dahi bilmiyorlardı. Hadi bilmiyorsun, e bari ikinci defada söyle ! Yok ! Bağırıyoruz biz arkadakiler, zenginlere, "Alkışlayın be" ! Yok. Dün ölmüşler de sanki bugüne kalmışlar. Allah'tan kapalı alandaydı da konser akbaba saldırısına maruz kalmadık. Bereket versin ! Daha da saygısızcası, bis için sahneye geri döndüğünde bir de baktım insanlar "Aman otoparkta izdiham olur", "Taksi bulamam" gibi dangalak sebeplerden dolayı "Your Song"u feda edip kalkmaya başladılar. İkinci bir bis için zaten alkışlayan tek tük insan vardı onlarda o gün tanıştığım iyi insanlardı.

Berbat ötesi, fuzuli, elit görünen ama olamayan seyircilere rağmen konser M-U-H-T-E-Ş-E-M-Dİ ! Bir kere ses sistemi muhteşemdi. En son bu kadar iyi bir ses sistemini Bob Dylan konserinde görmüştüm. Elton'ın yanında çalan 2 Cellos grubunun her üyesinin çıkardığı her notayı ayrı ayrı işittik. Çok iyiydi John'un ses sistemi. Mekanın akustiği iyi değildi ama çok da kötü sayılmazdı. Batmadı. Arka plandaki led ekran güzeldi. Bütün konser cıvıl cıvıl, rengarenkti. Elton'ın performansına gelirsek; mükemmeldi. Onca yıl geçmesine rağmen hala sapasağlam bir ses. Kilo almasına rağmen piyanoda havalanarak zıplayan bir beden. Elton John gerçeği bu olsa gerek. Yıllar ondan hiçbir şey götürmemiş. Sadece 70'lerin falsettolarını yitirmiş ki onca uyuşturucuya şaşmamak lazım. Fakat dediğim gibi herşeye rağmen sesini korumayı bilmiş. Rocket Man ve Bennie and the Jets'te vokal şov yaptı bildiğiniz. Zenci vokaller ise ayrı mükemmeldi. Orkestra inanılmazdı. John'un orjinal ekibi arkadaydı. Nigel Olsson ve Davey Johnstone.. Elton ne kadar mükemmelse onlarda bir o kadar inanılmazdı. Bir taşla üç kuş vurduk.

Aa unutmadan John bu "2011 Greatest Hits" turnesine bir grupla daha çıkıyor ayrıca. Elton John Band'e "2 Cellos" eşlik ediyor. Ki "Madman Across the Water" albümünden 3 şarkı sayelerinde cennet tonunda çalındı ve tüylerim ürpererek her biri pıt pıt kolumdan atlayarak intihar etti. "Levon" ve "Tiny Dancer" ile orgazm yaşadık tüm Arena ahalisi olarak. Setlist tahminime çok yakında. Tek farkla, birkaç konserdir okumadığı "Candle in the Wind"i okuyarak aklımı yerinden aldı. Şarkının ilk notalarını duyar duymaz ağlamak geldi içimden. Heyecandan onu bile yapamadım. Sevdiğim bütün şarkılarını okudu neredeyse. Zaten daha da mükemmel bir setlist olamazdı.

Elton John 6 Temmuz Ankara Konseri Şarkı Listesi için tıklayınız

Öyle işte. Deli gibi coştuk. Sesim kısıldı şarkı okurken. Boğazım ağrıdı gitti. Ayaklarım koptu. AMA değdi. 50tl'lik bir bilete 50 yıllık bir kariyer izledik. Çok güzeldi. Yine gelmesini ümit ederim. Seyircilerin berbatlğına rağmen Elton da eğlendi bence. Yüzü gülüyordu. "Sir" ünvanına yaraşır biçimde en öndeki küçük kız seyircisinin elini nazikçe öptü ki büyük alkış aldı bu hareketiyle. 40 yılı aşan bir kariyer.. Ama sıfır kapris, yüzde yüz eğlence ve O ses ! 23 şarkı ve 2.5 saat. Evet, Elton John gördüm.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder