60'lar, 70'ler ve 80'ler / Mezardaki Ses

"Ve en sonunda, göreceğin aşk, o güne kadar verdiğin aşka eşit olacaktır." - The Beatles (The End)

4 Ağustos 2009 Salı

Britney Dosyası Bölüm-1




90larda çocuk olan hemen herkes buna benzer bir cümle kurmuştur bir şekilde : "Oleyy ! Britney yeni bir albüm çıkaracakmış". Hemen insanın içini bir heyecan ve coşku kaplar, gözümüz müzik marketleri ve tabii ki de müzik kanallarını gözlerdi. O televizyona çıktığında tüm jenerasyon ekran başına kilitlenir, bağımlılar gibi izler, yer yer eşlik etmeye çalışır ve en önemlisi deliler gibi eğlenirdik. Hani çocukluğumun şarkıcısı derler ya işte Britney o niteliktedir benim için. Daha sonra ergenliğe geçerken onu da bir bakıma terk ettim (yerini kraliçe Madonna aldı). Fakat neden ? Şarkıları mı kötüleşmişti ? Güzel fiziğini mi kaybetmişti ? Yoksa başka sebepler mi vardı ? İşte tüm bu sorulara kendi bilgim ve gözlemlerim elverdiği ölçüde iki ayrı bölümde (devamı yarın) cevaplamaya gayret edeceğim.

...Baby One More Time



Masum bir liseli Amerikan genci...Dersi takip etmekten sıtkı sıyrılmış, gözüyle çaktırmadan oldukça ağır geçen saniyeleri seyre dalmış. En sonunda çalan ders bitim zili ve ardından gelen,pop dünyasını baştan sona değiştirecek o meşhur üç nota ! "...Baby One More Time" dünya üzerindeki en büyük pop hitlerinin başında gelmektedir ve öyle ki uluslararası geçerliliği olan Michael Jackson ya da Madonna hit'leri gibi saygı görmüş (hem de bu debut bir albümde bulunan çıkış parçası), hem de çok kısa bir sürede uluslararası bir marş haline bürünmüştür. 90lı yılların teen-pop akımını başlatmıştır (daha doğrusu önceleri de vardı; ama hiç bu kadar ayyuka çıkmamıştı) ve sokakların lolitalarla kuşatılmasına neden olmuştur.



O nesli yaşayanlar bilir kızların hepsi saçlarını onun gibi yapmaya çalışıyorlardı, hiç olmadı onun gibi görünmek için giyimlerini kuşamlarını değiştiriyorlardı. Esasen bunca insanı peşinden en son sürükleyenler 80lerin megastarlarıydı. 90lar'da "...Baby One More Time"'a kadar hiçbir yeni şarkıcı bu denli milyonları peşinden sürükleyememiştir. Bu sebeptendir ki Britney Spears çok kısa sürede pop'un kraliçesinin tahtına aday gösterilmiştir. Albümün çıkış parçası "...Baby One More Time"'ın video klibi de o döneme damgasını vurmuştur; çünkü o zamana değin genellikle klipler yetişkinler için çekilen kayıtlardı ve çoğunlukla karanlık bir atmosfer taşımaktaydı. Lakin bu klip her yaştan insanı peşinden sürükleyebilecek cinsten, beyinde tokat gibi patlayan bir efsanedir.



Çıkış parçasıyla piyasaya adeta atom bombası gibi düşen genç Britney, engellenemez yükselişini "Sometimes" adındaki daha yumuşak bir pop parçasıyla sürdürmüş, ikinci patlamasını ise üçüncü teklisi "(You Drive Me) Crazy"' ile yaşamıştır. Klipte gördüğümüz Britney ilk klipteki masum bir kız rolünü devam ettirmekteydi. Tek farkla : Biraz daha yaşından büyük hal ve davranışlar içine girmişti. Klip ağzında sakızı patlata patalata elinde tepsi tutan bir Britney ile başlamaktaydı. Bundan sonra çıkan iki tekli de beklenenden fazla bir ilgi ile zirvelerde volta atmaya başlamıştı. Bu arada albümün kapağına dikkatiniz çekmek isterim. Genç liseli kızımız altına bir mini geçirmiş bacaklarını kırarak yerde poz vermekte. O dönemin tipik bakire Amerikan kızı pozu ! Fakat burada da bir farkla : Yüzünden her ne kadar masum,bakire bir ifade görünse de bacakları ve oturuşu pekte masum olmadığını gösteriyor bizlere.

Oops!...I Did It Again



Milenyum furyası tüm dünyayı etkisi altına almıştır. İnsanlar yaklaşan yeni yüzyılın telaşı içerisinde raks ededursun, 90lara adını altın harflerle yazdıran genç yetenek Britney, piyasayı yeniden vurmak için kapmızı çalmıştır. Hem de bu geliş öyle böyle değil, ilk albüm kadar sert bir ziyarettir ! Vurucu yanına az sonra değineceğim ama öncelikle albümün lokomotif parçasına bir göz atalım.



"Oops!...I Did It Again" esasen adından da anlaşıldığı üzere Britney'nin tipik bir teen-pop hit'idir. Yine aynı şeyi yapmıştır. Fıkır fıkır bir pop parçası olan şarkı beklenenin karşılığını vererek haftalarca zirvede oturmuştur. İlk albümden bu yana neredeyse Britney'nin müziğinde sound anlamında hiçbir değişiklik yoktur. Bu sebeptendir ki ikinci albümü, ilk albümün devamı niteliğindedir. Bunu kötülemek için dillendirmiyorum aksine ikinci albüm de pop dünyasının vazgeçilmez albümlerinden biridir. Severek hala dinlerim. Albümü ilkinden ayıran en önemli şey ise imaj ! İlk albümdeki masum, bakire kız yavaş yavaş yerini daha vamp bir karaktere bırakmaktadır. Klipte gördüğümüz kostüm de bu değişimin bir parçasıdır. Ateş kırmızısı dar bir kostüm. Çok kışkırtıcı ! Beklenmedik bir hamle ! Fakat bu fiziksel çekicilik Britney'nin yüzüne hala yansıyamamıştır. Hala yüzünde bebeksi bir ifade vardır. Kostümü insanda başka şeyler çağrıştırırken yüzü sizde kız kardeşinizmiş hissiyatını vermekte. O yüzden tam oturmuş bir imaj değil. Değişim bu albümde başladı ama !



Albümdeki bir diğer önemli değişim ise şarkı seçimidir. Öyle ki Britney, efsane rock grubu The Rolling Stones'un efsane hit'lerinden (hatta en güzel şarkısıdır bana göre) "(I Can't Get No)Satisfaction"'ı yorumlama cesaretini kendinde görebilmiştir. Sonuçta neredeyse 40 yılı olan bu şarkıyı okumak genç bir popçu için kabus halini alabilir (ilk albümdeki Cher şarkısının coverını düşününüz). Fakat tüm bu önyargıların aksine şarkı beklenenin üzerinde bir yorumla bizlere sunulmuştur. Klasik bir rock'n roll parçası enfes bir pop parçasına dönüşüvermiştir. Bu güzel yorumu şahane bir performansla (Mj giyimi ile sahneye fırlayışını unuttunuz mu ?) da perçinleyen Britney, albümden çıkacak ikinci tekli için "Lucky" adındaki lolipop tadındaki parçayı uygun görmüştür.



Klip, gerçekten ama gerçekten o dönemin köşetaşlarından biridir. Kız arkadaşlarım halen bu klipten bahseder. Etkisini siz düşünün. Üstünden koca dokuz yıl geçmiş; unutulmamış. Helal ! Klibin özelliğine gelirsek, Britney, içinde yaşadığı süperstar-genç kız çelişkisini kamera karşısında çekinmeden bizlere yansıtmıştır (bu dönemde başlayan çelişki ileride neredeyse sendrom halini alacak, onu esir edecektir). Evet yanlış duymadınız : Süperstar ! Artık konserleri Kuzey Amerika'yı aşmış, Avrupa'da turnelere başlamıştır. Albümleri peynir ekmek gibi satan ve tüm gençleri peşinden koşturan bu körpecik kız süperstar değil de nedir ? "Stronger" klibinde ki hırçın kız imajı nasıl unutulur ? İskemleye tekme bindirişi. Yağmur altındaki erotik(?!?) yürüyüşü...Kızımız aynı albüm içerisinde bile büyümekte, olgunlaşmaktaydı (en azından bakışları daha bir hırçın-sevimli oldu).

Britney



Hayırlı olsun. Nur topu gibi bir Jr.Madonna'mız oldu. Artık o eski masum kız tamamen gitmiş, yerine kapaktaki o cüretkar pozu veren vamp bir kadın gelmişti. Bu büyük bir soruya neden olmuştu : Britney,tahtına aday gösterilen Madonna'ya meydan mı okumaktaydı ? Gerek sounduyla, gerek şarkı sözleriyle, gerekse imajıyla Britney, eski yüzünü tamamiyle çöpe atmış, yepyeni bir star olarak karşımıza çıkmıştı. Cüretkar kapak fotoğrafıyla haftalarca konuşuldu. Boynunda haçı, bacaklarını kıvırmış, ellerini arasına sıkıştırmış...Madonna'ya alenen meydan okumaydı ! Artık o bahsettiğim masum bakışlar yerini ateşli bir ifadeye bırakmıştı. Albüm teen-pop çizgisine kesinlikle uymuyordu. Daha underground bir atmosfer hakimdi. The Neptunes'ün elinden çıkma albümde elbette hiphop nameleride kaçınılmazdı (bknz.Boys) ! Çıkan ilk tekli de o döneme damgasını vurdu.



Saunada kan ter içerisinde geçen bu klip herkesi şoka soktu. Herkesin kız kardeşi gördüğü Brit, artık büyümüştü. Herkes ilk başta dudak büktü. Ama hiç kimse şarkının cazibesine daha doğrusu karanlık çekicliğine dayanamdı. İster istemez yine büyük bir patlama yaşatan şarkıyı o efsane performans takip etti (2001 VMA). Britney vahşi kaplanlarla,yılanlarla sahneye çıktığında MTV tarihinin en önemli dakikalarına şahitlik ettiğimizi fark etmiştik. Hele ki boynuna sardığı yılan ile seksi duruşu iyice tavan yapmış, yeni hayranlara kapı aralamaktaydı. O gözünü eski toprak şarkıcıların hayranlarına dikmişti. Madonna gibi bir megastar olmak için elinden geleni yapıyordu.



2001 senesi minik (!) yıldızımız için çok parlak geçti. Tüm bu albüm promosyonları yanında bir de Mj'ın 30.sanat yılı adına düzenlenen konserde konuk sanat.ı olarak yer aldı. Kral'ın Britney'i çağırması bizzat ona destek olduğunun en önemli göstergesiydi.

In The Zone




Ve işte o albüm ! Tüm zamanların en iyi pop albümlerinden biri. Brit içinse en iyisi.Gerek kartonet çalışması, gerek albümün müzikalitesi, gerekse hatunun büründüğü imaj...Dört dörtlük bir dönem. Belki de Britney'nin sonunu getiren albüm. Neden derseniz bu albümle kadın gelebileceği en yüksek noktaya ulaştı (ve noldum delisi oldu). Öyle ki pop'un kraliçesi albümüne teşrif edip bir adet düet kaydediyor + yine kraliçe o dönemde sahne şovu için Brit'i seçiyor ve o meşhur VMA bombası birlikte patlatılıyor. Yani kraliçe resmen onu varisi ilan ediyor ve tüm dünyaya beraber öpüşerek gizlice haykırıyorlardı.



Albüm piyasaya çok hızlı bir giriş yapmıştı; çünkü çıkan ilk teklinin altında iki imza vardı : Biri popun prensesi kabul edilen Britney Spears öbür imza ise yıllara meydan okuyan bir megastar,popun gelmiş geçmiş en büyük markası Madonna ! Şarkı dünya çapında listelerde her zaman başarılı olamasada Amerika ve Avrupa'da büyük yankı uyandırdığı kesin. Klibine gelirsek ; klipte mekan sahibi Madonna'nın mekanın Brit basar ve kocaman bir üç küsür dakika kraliçeyi kovalar. Sonu ise malum şova saklanır. Birbirlerine yaklaşırlar ama Madonna buhar olur uçar gider. (Şov sırasında buhar olan seyirciler oldu :D)



İkinci single sıcaklık dozunu daha da artırır ve artık Britney tamamiyle vamp bir karaktere bürünür. Klipte "zehirli sarmaşık" karakterini canlandıran Britney (bence o karakterden esinlenilmiş), önce uçakta sevgilisini ayartarak anahtarı alır, zehri bulur çalar ve sevgilisine oldukça hoş bir biçimde içirir. :) Sonuç mu ? Listelerde lider + Grammy dalında bir ödül (En iyi Dans Kaydı)



O artık her kesimin gözdesi olmuştur. 90larda yalnızca çocuklar ve gençler dinlerken artık otorite sahibi insanlar bile Brit dinler olmuştur. Bu yükseliş beraberinde kontrolsüzlüğüde getirir (yaş dezavantajından dolayı). Bunca güç o yaştaki bir kız için çok ağır gelir. Yavaş yavaş sahnelerde son gücünü tüketmeye başlar.Onyx Hotel tour ile konserlerde de Madonna'ya rakip olduğunu herkese kanıtlar. Gerek erotik şovlarıyla gerek çılgın danslarıyla Britney gümbür gümbür gelmektedir.




Gelmektedir gelmesine ama artık biraz da ballad tarzı şeylerin yapılması gerekmektedir. Bu yüzdendir ki Brit'in bana göre şimdiye kadar yaptığı en duygusal parça olan "Eveytime" albümden tekli olarak yayınlanır. Klibinde az evvel bahsettiğim baskıyı bizlere hissettiren Brit, magazinin yoğun ilgisinden ve şöhretin gtirdiklerinden dolayı hayatını rahatça yaşayamamıştır. Duygusal ve biraz da saf yaradılışı da bu durumun vehametini daha da alevlendirmiştir.



Everytime çok tatlı bir ballad olup, piyano eşliğinde söylenen en iyi Brit şarkısıdır. "Outrageous" ve "Breathe On Me" ile Britney neredeyse Madonna'nın Erotica dönemine bir geçiş yapmaktadır. Isı göstergeleri çatlamanın eşiğine gelmiştir artık. Hemen hemen her ay başka magazin dergilerine erotik sayılabilecek pozlar vermeye başlayan Britney kendi sonunu burada başlatmıştır.



Meşhur Rolling Stones kapağı & benzer pozları :




Şöhret onu yemeden biri onu durdurmalıydı.Olmadı.


Son olarak albüm kapağına deyinmek isterim. Albümün içindeki tüm bu şehveti kapatmak istercesine ya da bizlere albümün içini süpriz yapmak için kapağa masum bir Brit bakışı ve saf bir ifade oturmuşlar. Eğer kapak bundan sonraki albümdeki gibi olsaydı herhalde bunu kimse kaldıramazdı :)


Greatest Hits: My Prerogative



Sonun başlangıcı...Bana göre son iyi Britney albümü. Albümün bende yeri başkadır (aldığım ilk yabancı albüm). Albüm kapağında artık yeni imajıyla Brit taş gibi bizim önümüzde durmakta. Oldukça çekici oldukça seksi bir duruş. Artık elleriyle bir yerlerini kapatma isteği duymayan bir kız o. Fakat bu rolü herkes kaldırabilir mi? Yani herkes Madonnacılık oynayabilir miydi ? Sonucu hepimiz gördük. "My Prerogative" klibinde resmen Erotica oynayan Brit, artık tepede durabilmek için kadınlığını kullanmaktaydı (yaş olarak zaten kendini yeni fark edebildiği bir dönem olduğundan kolaylaştı işi). Benim en sevdiğim Brit klibi de işte bu dönemde geldi : Do Something !!!



Onun için belki de olabileceği en cüretkar hali bu klipteydi. Bundan ötesine geçemedi :( Fazla söze gerek yok klipte şarkıda fevkalade kaliteli. İlk rap yapma denemesini de içeren bu şarkı Brit'i son kez sağlıklı gördüğümüz zamana denk düşer. Hatırlarım yazın klibin çıkması için televizyona yapışır, tüm gün öylece kalırdım :)


* * *


İşte böyle. Bir efsane böyle doğdu. Peki bu kadar kısa sürede bu kadar çabuk devleşebilen bir hatun nasıl oluyordu da, daha da kısa bir sürede böylesine korkunç bir değişim geçirebiliyordu :



Sanırım yanıtı basit, bir o kadar da acı : ŞÖHRETİN BEDELİ !!!


===>Yazımın devamı yarın...

2 yorum:

  1. Üzgünüm ama kendini ne kadar parçalarsa parçalasın, In The Zone dönemi imkansız. Açıkçası Brit'in hüküm sürdüğü bir dönemi daha kaldıramaz bünyem. Britney'de mutlaka bir kusur olmalı onu gerçek zirveye yerleşmesini engelleyecek. Çok iyi biliyoruz ki bu kızdan daha iyileri var ve bekliyorlar. ÇEKİL ULEN PRİTNİ!

    YanıtlaSil
  2. Britney bir efsanedir ve asla onun gibisi bir daha gelmez..

    YanıtlaSil